Archive for September, 2011


 
 
 

  1. Intro: Albümün içeriğini şahane bir biçimde yansıtan, dinleyiciye ilk parçasına kulak verdiği albümün temasının ne olduğu konusunda gerekli fikri veren bir giriş yapılmış. Yeni kitabı Rahdan’ın albümüyle birçok ortak düşünce içeren Teoman Karadeniz’in bu bölümde kullanılması çok uygun olmuş. Yazar, hep bahsettiği “erotik pilot sesi” kullanımıyla açmış albümü. Seçilen müzik de gayet başarılı.
  2. Anlatacağım Çok Şey Var: Teoman Karadeniz’in Intro’sundan sonra müzikal bir giriş şarkısı gibi olmuş bu yaklaşık bir buçuk dakikalık şarkı. Şarkı ismi ile uzunluğunun bir tezat oluşturması çoğu insanın gözünden kaçacağını tahmin ettiğim, ancak es geçilmemesi gereken manidar bir incelik. Rahdan’ın bahsettikleri yine albümün konseptiyle uyumlu ve anlam bütünlüğünü koruyan konular. Alıştığımız Rahdan tarzını, alıştığımız Rahdan sound’u ile harmanlayarak bizlere sunan bir çalışma.
  3. Hayli Zor: Şarkıdaki yer alan isimlere bakıldığında tam bir aile çalışması izlenimi veriyor, bu açıdan insanların akıllarında şarkının müzikalitesiyle ilgili soru işaretleri oluşması normal karşılanabilir. Albümün tüm prodüksiyonunu kendisi karşılayan Rahdan’ın yine kendi altyapılarının üzerine okuması, onun açısında çok faydalı oluyor. Bu şekilde kendisini daha rahat ifade edebildiğini hissediyorsunuz. Serkan ve Puhtegan’ın okuyuş stillerinde Rahdan’a hafif de olsa bir benzerliklerinin bulunduğu görülebilir. Bunu garip karşılamamak gerekli. Nakarat ise kesinlikle kötü değil, yine de kulakların Rahdan’ın daha önceden çalışmakta olduğu Medusa’nın sesini aradığı söylenebilir. Albümdeki diğer şarkılara oranla geri planda kalabilecek bir şarkı olarak görüyorum.
  4. Kukla: Albümden önce dinleme şansı bulduğumuz, albümün içeriği hakkında bizlere ipuçları vermiş olan bir müzik ziyafeti. Altyapı konusunda Rahdan’ı olumsuz anlamda eleştirenler bu şarkıyı dinledikleri takdirde düşüncelerini gözden geçirmek durumunda kalacaklardır. Vinnie Paz’den alınan ilham ile ustalıkla değinilen konular, nakaratta kullanılan, aynı zamanda şarkının gidişatıyla birebir örtüşen öfkeyle sitemin hakim olduğu ses tonu ve artık Rahdan’ın piyasaya kendi tarzı olarak kabul ettirdiği köprü sistemli lirikal düzen ile kusur bulmanın oldukça zor olduğu bir şarkıyla karşı karşıyayız.
  5. C.E.R.N: Sizi takipçilerinin yalnızca altyapıya kulak vererek Rahdan Vandal imzalı olduğunu tahmin edebileceği ezgilerle başlıyor şarkı. Sürekli dile getirdiğim albümün sitem bazlı temasıyla arayı açmamış Rahdan bu çalışmasında da. Zaten konsept albüm olarak tabir ettiğimiz albümlerde yapılması gereken bu olmalıdır. Şarkının nakaratında sözsüz bir bölümün tercih edilmesi, şarkıda yaratılmak istenen genel atmosferle neredeyse kusursuz bir biçimde uyuşmuş. Nakarata herhangi bir tür vokal eklenmesi, bu sert havayı zedeleyebilirdi. Bilemiyorum Rahdan ne düşünür ama, bu şarkıda tam bir MT havası sezdim. Üçüncü verse olarak girse, hiç şaşırmazdım doğrusu.
  6. Nefsinle Mağrur: Albümün odak noktasının bu şarkı olduğunu söylersem yanılmış olmayacağım sanırım. Yaklaşık 10 senedir kanıksadığımız Rahdan tarzının bu kadar dışında ve belki de deneysel denebilecek nitelikte bir şarkıyla daha önce karşılaştığımı hatırlamıyorum. Altyapı klasik Rahdan müziğinden çok farklı, şarkıyı dinlerken dikkatinizi çeken ilk nokta bu olacaktır. İlk saniyeler geçerken bu sıra dışı sayılabilecek altyapının altından Rahdan’ın nasıl kalkabileceği konusunda kafanızda şüpheler yer alabilir, ancak durum şu ki; Rahdan vokal olarak da bambaşka bir boyutta karşımıza çıkmış. Şarkı boyunca kendisinin 3-4 farklı vokal stiline yer verdiği ve altyapıdaki doldurması zor bölümlerin üstesinden bu şekilde geldiği görülebilir. Tahminimce Rahdan hayranlarının bir bölümü bu parçayı doğal olarak garipseyecek ve parçaya adapte olmakta zorlanacaktır. Bununla beraber “Nefsinle Mağrur” şarkısı, Rahdan’ın duygusallaşmadan da hit yapabileceğinin kanıtı ve piyasaya gönderdiği önemli bir mesajıdır.
  7. Oldu Mu?: Arka kapakta Kerim [Mic Rap] ismini gördüğünüzde ve giriş müziğini duyduğunuzda şarkının ne şekilde gelişeceğine dair hatrı sayılır bir fikriniz oluşabiliyor: Eğlenceli, kimi zaman şaka yollu eleştirel ve hareketli. Rahdan kendi bölümünde hem hakkındaki eleştirilere karşılıklar vermiş, hem de piyasanın eksik yönlerini etkili biçimde analiz etmiş. BPM artıp tempo yükseldiğinde müzikalitesi de doğru orantılı olarak artan Kerim ise Rahdan’ı kendi albüm şarkısında bir nebze gölgede bırakmış. Elbette bunda Kerim’in bu tarzı Rahdan’dan çok daha sıklıkla kullanıyor olmasının da payı var. Sonuç olarak ikili hala birlikte çalıştıklarında sansasyonel işlere imza atma potansiyellerinin olduğunu göstermişler.
  8. BSG (Skit): Kullanılan pasaj zaten çok başarılı, bir de arka fonda Rahdan’ın duruma en uygun şarkılarından birisi çalınca daha da hoş olmuş.
  9. Kimileri: Benim düşünceme göre Kukla ile birlikte albümün en üst düzey şarkısı. Okuduğum yorumlarda pek fazla dikkat çekmeyen bir şarkı olarak görülüyor, ancak bunun sebebi yeteri kadar derin dinlenmemesi olarak değerlendiriyorum. Nefsinle Mağrur kadar göz kamaştıran bir vokal veya C.E.R.N kadar ilgi çekici bir altyapı kullanılmamış olduğu doğru, yine de bunlardan daha çok daha üstün niteliklere sahip bir şarkı, benim kendisinden yıllardır yapmasını beklediğim bir şarkı. Rahdan’ı tanımayanlara, tanımadığını iddia edenler, tanımadan hakkında yorum yapanlara veya tanıyıp karalamakla meşgul olanlara neyin ne olduğunu bildiren olağanüstü sözler yazmış. Geçmişi unutanlara ders niteliğinde olacaktır bu çalışma.
  10. Kukla (Hold Ya Head Remix): Vokal olarak orijinal Kukla şarkısının biraz altında kalmış Rahdan. Altyapının da etkisiyle şarkının ilk versiyonundaki sertliğin dozajı azaldığı görülebilir, yine de başarısız bir remix değil kesinlikle. Bu tarz yeni yorumlamalar her zaman desteklenmelidir. Şarkının en önemli artısı ise Bonapart. Sözlerinin İngilizce olması dolayısıyla dinleyicilerin bir kısmı anlamakta güçlük çekmiş olabilir. Bonapart’ın anlattıkları şarkının ve yine albümün genel temasını tamamen yansıtıyor, bu açıdan amacına ulaşan bir düet olmuş. Ayrıca Bonapart’ın kullandığı vokal teknikleri de gerçekten üst düzey, takip edilmesi gereken bir isim gibi görünüyor.
  11. Outro: Albüm nasıl başladıysa öyle bitti. Kuklalar kukla, köpekler ise köpek kalmaya devam etti. Teoman Karadeniz’in son “köpek!” nidası kulaklarda yankılanıyor hala.

  1. Organize Oluyoruz (Intro): Böyle bir albüme daha iyi bir başlangıç düşünülemezdi. DJ Steel’in aralara nefis bir biçimde sıkıştırdığı scratch’lerden Saian ve Karaçalı’nın shout out’larına kadar kusursuz denebilecek kalitede bir intro üretilmiş. İlk izlenimler her zaman çok kritik öneme sahiptir. İnsanların yarısından fazlası bir albümü dinlemek isteyip istemediklerine ilk şarkıya kulak vererek karar verirler. Bu intro ile albümün çok sayıda beklenmeyen dinleyici kazandığına adım gibi eminim.
  2. Sen De Biraz Delisin: Şarkıyla ilgili hoşuma giden ilk nokta yazım hatası yapılmamış olması oldu. İlk anons edildiğinde yanlış bir biçimde yazılmıştı ve albümde de bu şekilde çıkacak diye endişelenmiştim. Müzikal açıdan ele aldığımızda Ceza’nın bir kez daha neden Rap dinleyicisinin yüzde doksana varan kısmı tarafından bu piyasanın bir numaralı müzisyeni olarak nitelendirilmesinin boş yere olmadığını kanıtladığını görüyoruz. “Worldwide Choppers” şarkısında Tech N9ne’ın çok sayıda teknik ve tarz kullandığını görmüştük. Ceza da bu şarkıda aynı şekilde birden fazla tarza imza atmış. Yıllardır yaptığı hiçbir şarkıda müziği doldurmak için boş söz yazmıyor, yazdığı her kelamın anlamı derin ve büyük. Konser mantığıyla harika bir nakarat yapmış bu şarkıda. Kesinlikle sahnede söylediğinde seyircilerin eşlik edebileceği şekilde sözler yazmış. Bu, Ceza’nın müzik konusunda artık ne kadar profesyonel hale geldiğinin bir göstergesi. Roka ve Bekir Karaoğlan’ın da altyapıyı ustalıkla hazırlamış oldukları gerçeğini atlamamak lazım.
  3. Hydro: Albümün ilk hayal kırıklığı. Cash Flow uzun zamandır sıcak projelerle sesini duyurmamıştı ve görmezden gelinemeyecek büyüklükte bir kitle tarafından oldukça özlenmişti. Bu albüm onun için tekrar bir çıkış noktası olabilirdi. Şarkıya “eskiden Rap daha güzeldi” diyerek, diğer bir deyişle şarkının eski okul olacağını sezdirerek başlamış. Şarkı boyunca monoton bir okuyuşu tercih eden Cash Flow’un sözlerin bir bölümünü de daha önceden kullanılmış sözlerden seçmesi, kendisine eksi puan getiren etkenler oldu. Şarkı hakkında söyleyebileceğim en olumlu şey olan altyapının altında, son zamanlarda adını sıklıkla duymaya başladığımız Can Volkan imzası var. Cash Flow’un bundan çok iyilerini başardığına tanık olmuştuk, yine o seviyeler yükseleceğine inancımız tam.
  4. Konuşma: Müziğe uzun süreli bir ara veren bir başka isim de Sırtlan idi. Son birkaç ay içerisinde yer aldığı çalışmalar ve sunduğu düetlerle yeni projelere göz kırpan Sırtlan, albümdeki bu şarkısıyla dinleyicileriyle hasret gidermiş oldu. Alıştığımız stili ve kafiye düzeninden vazgeçmediğini gözler önüne seren Sırtlan, belki albümün hit parçalarından birine sahip olamamış, ancak yine de sönük kalmayacak bir performans sergilemiş. Şarkıda en başarısız ve az da olsa kulak tırmalayıcı diyebileceğimiz nokta nakarat. Bektaş’la yaptığı ortak albüm çalışmasında nakaratlardaki yaratıcılık ile göz doldurmuştu. Bu şarkıda ise bunun tam tersi bir durum yaşanmış denilebilir. Nakarat konusunda yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen yeniden Sırtlan’ın sesini duymak eminim birçok takipçiye mutluluk vermiştir.
  5. Çek Kılıcı: Hit şarkı beklediğim isimlerden birisi Pit10’du. Bandrollü albüm tecrübesi olması, piyasaya nasıl hitap edeceğini iyi bilmesi ve Türkçe’yi en iyi kullanan sanatçılarımızdan birisi olması nedeniyle albümde göze batacak bir performans vereceğine inanıyordum. Ne mutlu ki inancımı boşa çıkarmadı. Her Rapçi bu işe başlarken birilerinden feyz alır, birilerinin tarzını kopyalamasa da onu örnek almaktan hoşlanır. Pit10, tartışmasız bir şekilde yeni nesle ilham kaynağı olacak MC’lerden biri konumuna gelmiştir artık. Kullandığı “double rhyme” tekniği ile sözlerini okuma metodu birbirlerine o kadar uyum sağladılar, o kadar iç içe geçtiler ki; İndigo ve kulaklığından bile daha zor ayrılacak bir ikili durumuna geldiler. Kati suretle klip çekilmesini arzu ettiğim şarkılardan birisi budur. Dikkatimi çeken tek olumsuz detay şarkının adı. Daha yaratıcı ve ilgi çekici bir isim düşünülebileceği aklıma geldi şarkının ismini ilk defa gördüğümde. Ama şarkı isimleri zaten piyasamızdaki çoğu ismin pek de başarılı olmadığı bir konu, takılmamak gerekiyor.
  6. Alt Geçit: Farazi yine yapmış bir şeyler, Kayra yine yazmış bir şeyler. Yıllar önce anlattıkları o bekar evine dönmüş gibi hissettim kendimi şarkıya kulak verirken. Kitap okur gibi, film izler gibi, camdan evimin önünü seyreder gibi dinledim şarkıyı. Yine muhteşem insan kompozisyonları, yine müthiş sıradan öyküleri, anıları dünyanın en önemli meselesiymişçesine dinleyiciye nakletmeler. Kayra’nın Twitter hesabı olsaydı, herhalde aramızda en başarılı olarak siteyi kullanabilen de kendisi olurdu. Sınırlı sayıda kelimeyle dünyaları anlatıyor adeta bizlere. Az ama öz kullanımı sanki Farazi ve Kayra için üretilmiş. Hem şarkılarda az kelimeyle dağları aşıyorlar, hem de sene boyunca az sayıda çalışmayla karşımıza çıkıp bizleri mest ediyor, müzikal doygunluğa ulaştırıyorlar. Ayda 10 tane yeni albüm dinleyeceğime, senede 1 tane Farazi & Kayra albümü dinlemeyi gözüm kapalı tercih ederim.
  7. Patla: Türkçe Rap’in delicesine ihtiyaç duyduğu sanatçılarından birisi Nomad. Piyasamızın kendisiyle geç tanışması önemli bir kayıp, ama görünüşe göre bu kaybı telafi etmek konusunda oldukça kararlı. Nomad kadar sesine hakim, sahip olduğu ses telleriyle ne yapacağını her zaman mükemmel kestiren insan az bulunur. Şarkının ilk 20 saniyesini dinlemeniz bile bunu şüpheye yer kalmayacak bir şekilde anlamanız için yeterli oluyor.  Şarkıdaki söz seçimi gerçekten olağanüstü, Ceza’nın lirikalitesiyle bile baş edebilecek kadar üst düzey. Nomad’in hem İngilizce’yi, hem de Türkçe’yi arzu ettiği gibi şekillendirip biçime sokabilmesi çok etkileyici. İngilizce demişken, şarkıda bir dörtlük de olsa İngilizce duymayı beklemedim dersem yalan olur. Büyükçe bir parantez de Kupa-A’a açılmalı. Dur durak bilmeden üretiyor da üretiyor bu sene. Her çalışmada bir öncekinin üzerine çıkmayı başarıyor, bu şarkıda olduğu gibi.
  8. Ayak Yapma: 6 sene önceki “Kontrol Kalemi”nden beri Sansar Salvo ve Rapozof’u sadece ikisinin yer aldığı bu tarz bir çalışma içerisinde görememiştik. Zaman zaman birlikte yaptıkları parçalar olsa da eski günlerin tadı yeterince alınamıyordu. Bu şarkıyla büyük bir özlem sona ermiş oldu, özlenen ikili geri döndü. İnziva’nın eğlenceli altyapısının üzerine yine eğlenceli ama kendi tarzlarından sapmayan sözler okumuşlar. Oldukça riskli bir nakaratta karar kılınmış, bir başkasından dinlense Sansar ve Rapozof’un bu şekil bir nakaratı seslendirmede çok başarılı bir iş çıkaramayacağı iddia edilebilirdi. Ancak görüleceği üzere, seçilen nakaratın altından harika bir biçimde kalkmışlar ve deyim yerindeyse hakkını vermişler. Uyum konusunda ise yılların tecrübesi ve birlikteliğine sahipler, sorun yaşamayacakları aşikardı. Son zamanlarda Sansar’ın sözlerinin eski anlamlarını yitirdiği ve sıradanlaştığı görüşleri ortalarda dolaşıyor, Rapozof’un Rap yeteneğini sorgulayıcı yorumlar dönüp duruyordu. Yeterli bir cevap olmuştur sanırım.
  9. Sokak Okulu: Sırtlan ve Cash Flow’a benzer olarak uzun süreler Rap’ten uzak kalan bir isimdi eski Mode XL üyesi Evren Besta. Şurası çok açık; ara verenler arasında en iyi dönüşü yapan kendisi olmuş. 30 yaşı aşan insanların bu müzikten uzaklaşmaya başladığı bir piyasada 33 yaşındaki Evren, hem eskiyi hem de yeniyi çok iyi bilen, camiamız için kritik öneme sahip bir kişidir. Şarkıyı dinlerken Mode XL günleri aklıma geldi. Bu müziğe yeni merak salmış insanların yüzde yüz dinlemesi gereken, Türkçe Rap tarihinin sıra dışı ve yeri doldurulamaz gruplarından biriydi Yasin ve Evren’in grubu. Evren Besta’nın hala bu işin içinde yer almak istiyor oluşu ve kendisinin de şarkıda söylediği gibi yaşlandıkça form tutması sevenlerini mutlu ediyor olmalı. İnsan olgunlaştıkça yazdığı sözler ve anlattığı hikayeler de daha olgun hallere bürünüyor. Evren’in “Sokak Okulu” şarkısında bu durumun canlı kanıtını görmekteyiz. Bu okuldan gerçek anlamda mezun olmuş bir sanatçıyla karşı karşıyasınız.
  10. Bilmece: Tarzını oturtan, ne yaptığının çok iyi farkında olan renkli isimlerden birisi Emre Baransel. Bu albüm için kaydetmiş olduğu şarkı kendisini kusursuz biçimde özetlemiş dersem durumu abartmış olmayacağıma inanıyorum. Müzikal anlamda ne istediğini, verdiği eserlerde neyi yansıtmaya çalıştığını biliyor Emre. Kesinlikle bilinçli ve sağlıklı üretim yapıyor. Lirikalite konusunda sıkça olumsuz eleştiriye uğrayan isimlerin başında geliyordu, şarkının bu açıdan önceki çalışmalarından üstün olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Sahtiyan’ın kullanmaktan hoşlandığı “autotune” isimli ses tekniğine burada Emre’nin de başvurduğunu gözlemlemekteyiz. Efektin sırıtmadığı, şarkının genel ahengine olumlu bir biçimde eşlik ettiği söylenebilir. “Bulutlar Üstünde” kalitesine hiç de uzak olmayan bir şarkı Emre Baransel’den.
  11. İki Usta: Şarkının adına yaraşır iki performans. Patron’u dinlerken, bandrollü albüm yapmanın maddi boyutun yanında bir sanatçının müziğini ne kadar olumlu yönde etkilediği görülebilir. Piyasaya ilk çıktığı günlerde aynı tarz üzerinde yoğunlaşıp kendini bu şekilde tanıtan Patron, artık her ritme, her altyapıya uygun sayısız stille karşımıza çıkabiliyor. Saian içinse kullanacak kelime bulmakta zorlanıyorum. Yine sansasyonel bir “verse” ile binlerce kişi tarafından ezberlenecek bir bölüm meydana getirmiş. Akıl almaz vurgular ve kendine özgü sözleriyle kısacık bir zaman diliminde büyüleyici bir etki yaratıyor insanda. Patron ve Saian bu işe iki kardeş olarak başladılar, zaman içinde yaptıkları ve yazdıklarıyla iki ustaya dönüştüler. Bundan sonra da bu seviyeyi koruyacaklarına, hatta daha da yukarı çekebileceklerine olan inancım tam.
  12. Yeni Devir: Sanırım albümün şarkı listesine göz atanlar veya alıp dinlemeye başlayanlar, albümün en hit şarkılarından birinin Casus’un şarkısı olacağını pek tahmin etmemiştir. Piyasanın çok eski isimlerinden olmasına rağmen Türkçe Rap’i takip eden yeni nesil tarafından yeterince aşina olunmayan Casus Kadir, eski okulu yakından bilenleri hiç de şaşırtmayarak albümün ses getirecek şarkılarından biriyle buluşturmuş dinleyenleri. Ses tonu ve sözleri okuma şekliyle zaman zaman Sırtlan’a benzetilen müzisyenin yaklaşık üç dakikalık şarkısı hem sözler, hem nakarat, hem de altyapı bakımından gençlere ders niteliğinde. Nasıl ki Kupa-A kendisini tanımayanlara bu sene yaptığı muhteşem prodüksiyonlarla cevap verdiyse, Casus da aynı şekilde bu şarkıyla insanların aklına adını ve farkını kazımıştır. Kendisini yakın gelecekte daha aktif bir rolde görmeyi diliyorum.
  13. Satalayt Katana: Önceki çalışmalarında hep ilginç ve başarılı işlere imza atmıştı Karaçalı ve Da Poet ikilisi. Şarkının ismi bile bu yeni çalışmanın aynı doğrultuda olduğunu anlamamıza yetecek şekildeydi. Şarkının ilk yarısındaki Karaçalı resitalini dinleyince, neden bu kadar çok genç Rapçi adayının kendisini örnek aldığını, hatta zaman zaman kendisine özendiğini çok daha iyi kavradım. Karaçalı stilleri kendine entegre etmiyor veya stilleri birleştirmiyor, Karaçalı stil yaratıyor ve insanlar onun ışığında yürüyorlar. Beğenip etkilenmemek ne mümkün. Da Poet’in altyapı seçimi ve nakarat için kullanılan skit şarkının genel atmosferine harika uyum sağlamış. İkinci bölümdeki Da Poet performansı da henüz Poetika’nın etkisini üzerinden atamamış takipçiler için küçük bir hediye daha olarak sunulmuş sanki. Bizleri yanıltmayan bir şarkı daha.
  14. Sıkıntı Var: 2009 ve 2010 senelerini müthiş verimli geçirdikten sonra 2011 yılında kısa süreli bir sessizliğe bürünmüş durumdaydı Sahtiyan. Kimi zaman eski sert tarzından uzaklaştığı ve “piyasa” müzik yaptığı gerekçesi ve iddialarıyla eleştirilen sanatçının bu albüme verdiği şarkıda nasıl bir işle insanların karşısına çıkacağı merakla bekleniyordu. Sahtiyan, “Sıkıntı Var” ile yer aldığı projede ne kadar çok sayıda kaliteli isim olursa olsun, istediği zaman herkesin arasından sıyrılarak göze batacak nitelikte müzik yapabileceğini kanıtlamış oldu. Kerem Akdağ’ın sound’u ile olan uyumunun üst düzey olduğu gözlerden kaçmayan Sahtiyan’ın Rap yeteneğinden bundan böyle kimsenin şüphe duymaya kolay kolay cesaret edemeyeceğini söyleyebiliriz. 2012’de dünya üzerindeki yaşam sona ermezse o senin Sahtiyan’ın senesi olabileceğini söylemekte fayda var.
  15. Bir Kaçı Kaçık: Bundan birkaç sene önce Türkiye’de Rap denildiğinde akla Kadıköy, Kadıköy denildiğinde de Alaturka Mavzer gelirdi. Sokağın tozunu yutmuş, sokak sanatını çok iyi bilen kişilerden oluşan bu grubun sert bir duruşu ve dönemin çok ilerisinde bir müziği vardı. Yıllar geçti ve müzik değişti, Türkiye’de de Rap müzik oldukça büyük ilerleme gösterdi. Ancak grubun müzikal anlamda çok yol katedemediği, başka bir deyişle yerinde saydığı sadık hayranları tarafından bile ağızlara alınmaya başlandı. Albüm için kaydettikleri bu şarkıda da Alaturka Mavzer’in yıllardır yaptığı müzikten pek farklı bir işe imza atmamış olduğu, Selo ve Hemsta’nın tarzlarına yeni herhangi bir öğe eklemediği söylenebilir. Bu iyi bir durum mudur, kötü bir durum mudur tartışılabilir. Ama şarkının albümün sönük kalan çalışmalarından birisi olduğu kesin.
  16. Zor Deme Bana: No-Frost’un outro’su dışında albümde tüm prodüksiyonu aynı kişiye ait olan tek şarkı. Bu açıdan baktığımızda daha da hayran olmamak elde değil şu yaklaşık üç buçuk dakikalık olağanüstü çalışmaya. Mozole Mirach müzikalite ve Rap vokal anlamında son projelerinde çıtayı çok yükseltmişti. Bu şarkı ise 2009 All-Star’ının smaç yarışmasında Dwight Howard’ın daha yüksek bir pota getirterek bastığı smaç gibi insanüstü seviyelere çıkarmış o bahsettiğimiz çıtayı. Sitem Depresif’le olsun, Lendua’yla olsun, solo olsun fark etmiyor. Mozole Mirach kendini dinletmeyi biliyor ve artık tartışmasız bir şekilde bu piyasanın demirbaş isimlerinden biri haline geldi. “Zor Deme Bana” albümün en iyi şarkısı mıdır orası şüpheli, ancak bu ödülün en büyük adaylarından birisidir.
  17. Herkes Yaramaz: Kalitesinden şüphe duymadığım şarkılardan birisiydi. Bu şarkıyla Yunus Emre ve Frekans’ın bundan sonrası için grup olarak çalışma kararı almalarının ne kadar yerinde olduğu görüldü. Birbirlerini hem insan, hem de müzikal olarak bu denli tamamlayan iki kişi bulmanın değeri bilinmeli. Kendilerinin bunun farkında olduğu ortada, piyasanın da bu bilince ulaşması gerekiyor. Şarkı albümün tartışmasız bir biçimde en üst düzeylerinden. Verse’leri adeta paslaşarak okumaları olası bir monotonluğun üzerini örtmüş ve şarkıya bambaşka bir hava katarak onu üç buçuk dakikalık bir gökkuşağı haline getirmiş. Nakarat, Zor Deme Bana ve Sen de Biraz Delisin’le birlikte albümün en iyi üç nakaratından birisi. İnsanı yerinden kaldırıp dans etmeye zorlayacak türden bir melodi seçilmiş, bu da Yunus Emre ve Frekans müziğinin vazgeçilmezlerinden olmaya başlayan bir özellik.
  18. Getto Ağzı: Bir önceki şarkıda Yunus Emre ve Frekans’ın karakteristik Rap’lerine şahit olmuştuk, işte tamamen kendilerine ait bir tarz yaratan ve binlerce insan tarafından örnek alınan iki kişi daha: Dramelodi Project. Türkiye’deki Rap ortamını, bu müziği dinleyen ve icra eden insanların içinde bulunduğu piyasayı, tecrübe ettikleri yaşamı ve sokakları müthiş betimleyen bir çalışma hazırlamışlar. Şarkının ilk saniyelerinde kullanılan skit’ten Kodes ve Sorgu’nun birbirlerini destekleyen sözlerine kadar tam bir anlam bütünlüğü içeriyor şarkı. Defalarca dile getirdiğim bir iddiayı şimdi tekrardan öne sürmeyi mantıklı görüyorum: Dramelod Project, şu anda Türkçe Rap’in en iyi grubudur. Önlenemez bir yükselişe geçtiler ve duracağa da pek benzemiyorlar.
  19. Dönüş Olasılığı: Yaklaşık 14 yıllık bir geçmişe sahip, Türkçe Rap’in köklü oluşumlarından birisidir Susturucu. Günümüz dinleyicisinin doğal olarak çok aşina olmadığı, sesini pek sık duyma fırsatı bulamadığı bir grup. Bu sebeplerden dolayı kendilerinin yeni Yeraltı Operasyonu olarak gösterilen bu albümde yer almalarını yadırgamış olabilir bir takım kitleler. Böyle bir hedefleri var mıydı bilmiyorum ama kendilerini yeniden piyasaya tanıtmak için Organize Oluyoruz bulunmaz bir fırsattı Susturucu adına. Tüm bunlara rağmen şarkının albümün en az ilgi duyulan yapımlarından biri olduğunu görebiliriz. 2000’li yılların ortalarından itibaren pek tercih edilmeyen eski okul sound ve stiliyle harmanlanmış şarkı, dinleyicilerin çoğu tarafından başarısız bulundu. Susturucu’nun mevcut müzikal tercihiyle Türkçe Rap piyasasındaki eski yerine ulaşması hayli zor görünüyor.
  20. Organize Oluyoruz (Outro): Intro kadar heyecanlandırıcı olmasa da DJ No-Frost’tan çok başarılı bir iş. Kısa, öz ve oldukça etkileyici. Intro’da olduğu gibi yine albümdeki sanatçıların sesleri kullanabilirmiş diye düşünmeden edemiyor insan. Ama plakların başında No-Frost olduğunda bizim gibi amatör sayılabilecek insanlara yorum yapmak düşmüyor elbette. Sadece dinleyip keyif almak gerekiyor, bu da No-Frost’un her zaman garantisini verebileceği bir olay.

Top 5

  1. Sen De Biraz Delisin – Ceza
  2. Alt Geçit – Farazi & Kayra
  3. Zor Deme Bana – Mozole Mirach
  4. Çek Kılıcı – Pit10
  5. Getto Ağzı – Dramelodi Project

Atmosphere – Me

Posted: 06/09/2011 in Şarkı Sözleri

Yeah, the child in the mirror was homely
So he learned early on how to switch into low-key
Little person, observant and accurate
Grew the skills to argue and the passion to back it with
Kick over the blocks just to rebuild them
‘Cause mom and pop used to pop, sound familiar?
Daddy had to leave, but Mama kept hurting
So we stepped up to help be an anger and a burden
And right around the same time
Started noticing girls, but they wouldn’t pay him any mind
And if they ever did, he got nervous
You should of seen him practice on his hand for his first kiss
Even though he was too young to hunt and gather
Hungry puppy had to learn how to front and swagger
It didn’t matter, it was all self-esteem
At 16, you only needed one on your team
And mom and dad was never getting back together
So he was on some “Baby, we gonna make it last forever”
Basically married right out of high school
Five years of getting high and fighting at a drive-thru
And when he hit 21, they made a son
But on his 22nd birthday, the relationship was done
Now he’s got a best friend instead of a wife
But he feels like he stole the best years of her life
After that, it was one co-dependant to the next
A lot of love, a lot of hate and a little bit of great sex
Self-learning in between the self-loathing
Strangled in a cycle, can’t feel yourself choking
Some of them would overlap, some of them would double-back
None of them deserved to be exposed to all the trouble that he posed
Strike one? Not even out of fear
He don’t even do rough sex, you bite him and he’s out of here
Make no mistake he puts the man in manipulate
And he’s attracted to the women that reciprocate
Y’all can kick karma ’till it’s getting late
Until Mama’s little drama is the topic of the big debate
And now a days the confidence is off the page
‘Cause women are attracted to that clown on the stage
He’s only in town for a handful of hours
But Repunzel want to come down and dance in the flowers
Want to make a smile? want to make a laugh?
Want to make up for the mistakes in the past?
Want to act like he doesn’t know better
If payback’s a bitch he’ll be in debt forever
Insecure, impatient
Temporary gratification, self-validation
That’s what its made of it’s all true
And it’s the only reason that he’s even talking to you

[Chorus x2]
You can try to fix my broken wings
You can know all the words to the songs I sing
But you don’t need to know what’s wrong with me
Unless you think you’re gonna come home with me

[Chorus x2]

Anket: Eglenceli İsimler

Posted: 06/09/2011 in Anketler