Archive for October, 2012


İlk olarak Şüphe ve Radikal, daha sonra Asia Connection, şimdi ise tekrar Şüphe ve Radikal şeklinde karşımıza çıkan Emrah Sezek ile Gökhan Dönmez’in uzun uğraşlar sonucu satışa sunduğu Canlı Yayın albümünün incelemesi ile sizlerleyiz.

Aslına bakarsanız 4 şarkılık albümün içinde yer aldığı bu geniş kapsamlı müzik projesinin iki kişiye ait olduğunu söylemek doğru olmayacaktır. Şüphe ve Radikal birbirlerini yıllardır yakından tanıyan, müzik konusunda düşünceleri örtüşen müzisyenler ve aslan payı elbette ikisine ait. Ancak projenin gerçekleşmesinde büyük katkısı olan profesyonel ekibi görmezden gelemeyiz. Şüphe ve Radikal’in son birkaç senedir vurguladıkları müzikal ideallerine ulaşmalarında onlara yardımcı olan, daha da gecikebilecek albümün çıkışını hızlandıran şahane bir takım çalışması var ortada. İşin prodüksiyon kısmında yer aldığı gibi canlı enstrümanlarıyla da desteğini esirgemeyen Emre Yıldız, mastering ve scratch sağlayan Akşit Baba gibi birçok ismi bu projenin emektarlarına dahil etmek gerekiyor. Sadece kalabalık kadrosuyla bile albüm sıradan yeraltı çalışmalarından ayırt edilebiliyor. Şüphe ve Radikal’in yaptığı müzikten haz etmiyor olabilirsiniz, ama takındıkları profesyonel tavra saygı duymak zorundasınız.

Albümü dinlerken yapılmak isteneni anlamaya, hiçbir detayı atlamamaya gayret ettim. 2-2,5 senelik bir çalışmayı 15 dakikada tüketmek doğru bir yaklaşım olarak gözükmedi gözüme. Gerçekten de müzikal yapısı bakımından oldukça komplike ve anlaşılması için çaba gerektirecek türden şarkılarla donatılmış bir albüm Canlı Yayın. Şüphe ile Radikal parçaları kaydederken vokalden çok müziğin ön planda olmasını arzulamışlar. Yalnızca canlı enstrümanlara gösterilen özen değil, ortaya konulan altyapılar ve uygulanan miksaj tekniği de bunun göstergeleri. Albüme kulak kabartırken mutlaka dikkatinizi çekmiştir; 4 şarkıda da altyapının ses seviyesi vokallerin seviyesine baskın çıkıyor. Baskınlığın sebebinin öne sürüldüğü gibi bir miksaj hatası olduğunu sanmam. Şüphe ve Radikal’in 2 seneyi aşkın bir sürecin sonunda ortaya çıkan ürünün her yönünü kontrol etmiş olacaklarını düşünüyorum. Kaldı ki rap miksajı ilk kez tecrübe ettikleri bir konsept değil, yıllardır işin içindeler ve başta Radikal olmak üzere teknik düzenlemede oldukça becerikliler. Böyle bir yol seçmelerindeki esas amacın müziklerindeki değişimi dinleyiciye daha iyi tattırmak, geçiş dönemini ellerinden geldiğince kısaltmak olduğu kanısındayım. Bunu başaracaklar gibi; şarkıları dinlerken insan ister istemez altyapıya ve enstrümanlara konsantre oluyor, vokal kalitesini tartmak yerine eski sound seçimleri ile yenisini karşılaştırmaya başlıyor. Hangisinin üstün olduğu ise tamamen sizin yorumunuz.

Yenilenmiş 2012 model görünümüyle huzurumuza çıkan Radikal ve Şüphe’nin rap vokallerinde ‘radikal’ değişikliklere başvurmadıkları açık biçimde seçilebiliyor. Melodiye uygun biçimde kimi zaman sertlik, kimi zaman duygusallıkla şekillenen bir tarza sahip albüm. “Su-i Zan” şarkısında Asia Connection dönemine doğru küçük bir yolculuğa çıkabilirken, “Adres Belli”de eski tarz seçimlerinden izler, “Canlı Yayın”da gelecekteki müzik anlayışlarının ne yönde ilerleyeceğine yönelik belirtiler bulabiliyoruz. Kısacası albüm Şüphe ve Radikal’in müzik kariyerlerinin 3 farklı dönemine ev sahipliği yapıyor. Yeni tarzlarıyla uyumlarını istenilen düzeye çıkarttıklarında tek bir dönem üzerinden daha sağlam adımlarla yürümeye başlayacaklarını hayal edebiliriz. Canavar grubunda değindiğim süre ve dinleyici sabrına Radikal ve Şüphe’nin de fazlasıyla ihtiyacı var. Henüz yeterince oturmamış, futbol deyimiyle “uyum sürecinde” seyreden bir stil manevi öğelerden de büyük destek alır. Bu bağlamda dinleyicinin ne kadar anlayışlı olacağı, ikilinin müzikteki geleceğini doğrudan etkileyecek.

Radikal, Asia Connection zamanından beri bayağılaşmış yeraltı rap üslubundan, standart altyapı kalıplarından, dijital seslerden bıktığını ve gerçek müziği aradığını vurgulamaktaydı. Şüphe’nin -aynı sertlikle dile getirmese de- düşüncelerinin Radikal’e paralel biçimde ilerlediğini tahmin edebiliriz. Canlı Yayın hem kendileri, hem de dinleyicileri için yepyeni bir sayfa anlamına geliyor. Peki sayfayı tam olarak açabilmişler mi? Sadece Canlı Yayın albümüne bakarak bunu onaylamak pek mümkün gözükmüyor. Müzikal açıdan kapatmaları gerektiğini düşündüğüm birtakım eksikleri mevcut. Başka bir deyişle sayfayı çevirmeye henüz hazır değiller, ama olacaklar. Sistemli ilerleyişleri ve profesyonel yaklaşımları devam ettiği sürece yalnızca iyiye gidebilirler. Her şey planlandığı gibi giderse, Radikal ve Şüphe pek yakında rap dinleyicisi dışında farklı müzik türlerinden hayranlara ulaşacak bir ikiliye dönüşebilir.

6.6 / 10

Alıntılandığı adres: Şüphe & Radikal – Canlı Yayın EP (Albüm Kritik)


Bir yıldız daha aramızdan ayrılmak üzere. 1996 senesinde başlattığı rap müzik serüvenine bir nokta koymaya hazırlanıyor U.L.a.Ş. Hakkında sayfalar dolusu yazı yazılmasını hak eden birisi o, ne yazık ki şimdilik sondan bir önceki albümünün inceleme yazısıyla yetinmek zorundasınız.

Aynı ekiple birden fazla projeye imza atmak her zaman pozitif sonuçlar doğurmayabilir. Devamlı olarak sabit bir kadroyla hazırlanan işlerin bir süre sonra monotonlaştığını, içinden çıkılamaz bir döngüye sürüklendiğini görmeniz mümkündür. Peak Music oluşumunun kuruluşu sonrası tüm çalışmalarını Peak imzasıyla sunan U.L.a.Ş ise tek ekip ile başarıya ulaşmanın bir numaralı örneği ve benzer bir hayale sahip gençlerin umudu olarak yer alıyor piyasada. İlk olarak 2008 senesinde UNDERollü Albüm’ün çıkışıyla adını duyduğumuz “Peak Pro” ve U.L.a.Ş ortaklığı, neden eşi benzeri bulunmayan bir birliktelik olduğunu veda öncesi ARA SICAKLAR albümüyle dinleyicilere yeniden hatırlatıyor. Birbirinin müzik zevkinden, ideallerinden çok iyi anlayan insanların bir araya geldiği, herkesin yalnızca yeteneği olduğu işi yaptığı profesyonel bir müzik evi adeta Peak Music. Grubun içinde olmadan, yalnızca ortaya çıkan ürünlerin tadına bakarak bile varabiliyorsunuz bu sonuca. Hal böyle olunca her müzisyenin altın kurallarından biri olarak belirlemesi gereken her albümde bir öncekinin üzerine çıkma kuralı da ihlal edilmemiş oluyor.

Yeni U.L.a.Ş albümünde ne mi var? “Çankaya”da “Biber gazı sık, bunun adı; polis terörü / Polis halkındır, saklama tel örüp” gibi sözler kullanarak tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdiği, yıllardır kuvveti ve canlılığından hiçbir şey kaybetmemiş sosyopolitik kimliği var. Rap işinde ustalaştığını belgeleyen, birçok MC’nin tüm albüm boyunca ulaşamadığı sayıya yalnızca “Beni Tanı” şarkısında bile ulaşmasını sağlayan flow çeşitliliği var. Vokal konusunda hiç olmadığı kadar formda olduğunu gösteren nakaratlar var. Düet ihtiyacı hissetmeden binlere albümünü ulaştırabileceğini kanıtlayan bir şarkı listesi var. Yeraltı piyasamıza birkaç gömlek büyük gelen profesyonel bir prodüksiyon kalitesi var. Çoğunluğun tercih ettiğinin aksine insanların duygularını sömürmeden anlattığı samimi bir aşk hikayesi var. Kendiyle konuşma yöntemini kullanarak gizli mesajlar ve sembollere gebe bıraktığı bir U.L.a.Ş – U.L.a.Ş’ın içindeki şair diyalogu var. Ve neden bu müziği icra etmeye son verdiğini 3 dakikada muhteşem özetlediği “1 Avukat 2 Polis” isimli bir başyapıt var. Yalnız dikkatinizi çekmek isterim. Buradaki 3 dakika, Aziz Yıldırım’ın Alex’e uygun gördüğü 3 dakikalık süreden çok farklıdır. Ulaş Gökhan Gümüş, bu şarkıyı aynı Picasso’nun hikayesindeki gibi 16 sene artı 3 dakikada yapmıştır!

Albümün adı veda öncesi ARA SICAKLAR. Bu isim hoşuma gitti, çünkü henüz vedanın gerçekleşmediğini belirten bir özellik taşıyor. Veda günü yaklaşırken biz müzikseverleri en azından teselli edecek bir yöne kavuşmuş bu şekilde. Şarkılar albüm adının vaat ettiği diğer özelliğe de fazlasıyla sahip: Sıcaklık. Karşıyakalı müzisyenin her çalışmasında şahit olduğumuz samimiyet unsuru yine ön planda. Kendisiyle bizzat tanıştığım için U.L.a.Ş’ın çalışmalarındaki içtenlik seviyesi beni hiçbir zaman şaşırtmıyor. Görüşüme göre yeni albüm Ütopya EP, Olduğum Gibi veya UNDERollü Albüm 2 kadar çarpıcı değil. Ama siz şimdiye dek ara sıcakların ana yemekten daha doyurucu olduğu kaç öğün yediniz ki? Müzik için sabırsızlıkla mı, veda için korkuyla mı gerçekleştirmemiz gerektiğini bilemediğimiz bekleyişe devam etmek durumundayız.

7.5 / 10

Not: U.L.a.Ş’ın vedası ve rap piyasasındaki etkinliği konusunda yazdığı uzunca yazıyı mutlaka baştan sona okumalısınız. 1-2 cümleyle anlatamayacağım kadar büyük öneme sahip bir yazı.

Alıntılandığı adres: U.L.a.Ş – veda öncesi ARA SICAKLAR (Albüm Kritik)