Archive for January, 2013


İndigo

Sonraki 5: Boş Boş, Çocuk, Peki Neden?, 2 Boş Adam, Zeki Misin Sanıyorsun?

5. Madde Bağımlısı

Altyapı: Rashness

Albüm: Madde Bağımlısı

Daha ilk albümü olmasına rağmen İndigo dinleyicilere kendini tanıtmakta çekingen davranmamıştı. Bugüne kadar Türkçe rap yapan kişiler tarafında pek irdelenmemiş olan bağımlılık konusunu, tamamen kendi çerçevesinden anlatan özel bir şarkı. Bağımlılık temalı bir şarkı hayal edildiğinde akla gelen didaktik “Bağımlı olmayın” tavrını da sergilemiyor üstelik. Günlük hayatımızda farkına varmadan oldukça içli dışlı olduğumuz bağımlılığın yalnızca tanımını yaparak, uygulanması gerekenleri bize bırakıyor. Rashness’in altyapısı sözler ve akış için ideale yakın; sertlik veya çarpıcılık içermiyor. “Uçuk görünmesin, telefonsuz durabilir misin? / Bağımlılık budur, akla ilk eroin gelmesin” dizeleriyle olay ve kavramlara nasıl farklı bir pencereden bakabildiğini gözler önüne seren İndigo, “Sen neye bağımlısın? Söylesene çabuk” ile başlayan tek taraflı konuşmasıyla da akıcı ve bilge sözler sarf edebilmek için herhangi bir melodiye ihtiyaç duymadığını sezdiriyor. “Madde Bağımlısı” şarkısı; İndigo dinleme bağımlılığının ilk aşamasıdır.

4. Uzakta

Altyapı: İlker Vatansever

Albüm: Jonathan Livingston

İndigo’nun duygusal yönünü mü merak ediyordunuz? Buyurun, sizi bu şarkıya alalım. Yalnızlık, yabancılık, özlem, mutsuzluk, çaresizlik, bunalım, sevgi yoksunluğu… Hepsini tek bir şarkıya sığdırmayı başarıyor İzmir’den koparılmış İzmirli İndigo. Parça başına sıkıştırılmış, simgesel öğelerle dopdolu kısa bir telefon görüşmesi ve hakkının nedense hiçbir zaman yeterince teslim edilemediğini düşündüğüm bir Byan Za vokali ile sıradan duygusal bir rap çalışmasından çok farklı boyutlara ulaşan bir eser. Şarkılarında kendi hayatını tüm çıplaklığıyla dinleyicilere sunmaktan çekinmeyen İndigo, bu şarkısında yaşamının olumsuz ve zaman zaman iç karartıcı olan taraflarına yoğunlaşıyor. Dinlerken kendinizi insanlar tarafından yalnız bırakılmış, olmanız gereken yerden çok uzaklarda hissetmenize yol açıyor. Bir müzisyenin müziğini anlamanız için, önce kendisini anlamanız gerekir. Söz konusu İndigo ve “Uzakta” gibi parçalar olunca, işiniz biraz daha kolaylaşıyor.

3. Vicdani Retçi

Altyapı: Life and Death Productions

Albüm: –

İndigo’nun çözülmesi gereken siyasi bir sorunu var ve bu sorunu bizlerle paylaşma cesaretini gösterdiği için kendimizi şanslı saymalıyız. Türkçe rap tarihinde bu derece yürekli bir şarkı yapıldığını veya gelecekte yapılabileceğini sanmıyorum. İnsanların arkadaş arasında bile konuşmaktan çekindiği askerlik meselesine karşı sert duruşunu müzik aracılığıyla tüm ülkeye, hatta belki ülkenin bile ötesine duyurmak herkese nasip olmayacak bir mertlik gerektirir. Doğduğundan beri birlikte yaşadığı ülkenin insanlarına böyle bir şarkı sunduğunda alacağı acımasız, insanlık dışı tepkilerin farkında olarak bu işe kalkıştı İndigo. Görüşlerine katılmayan, müziğini tasvip etmeyenlerin dahi ona sırf bu yüzden saygı duyması gerekiyor. “Vicdani Retçi” sözlerin özenle seçilerek harikulade dizelere dönüştürüldüğü, duygu sömürüsüne kaçmadan saf düşüncelerin yansıtıldığı sıra dışı bir çalışma. Rap müziğin temel öğelerinin birçoğu bu şarkıda mevcut: Eleştirellik, samimiyet, siyaset, insanlık ve niceleri… Bir bakıma yeni çıkan malum spor gazetesi gibi olduğu mesajını veriyor Tevfik Koçak. “AMK” diyor, yani: Açığım, mertim, korkusuzum.

2. Hiphop

Altyapı: Kupa-A

Albüm: Çocuk

O yine iddialı, yine bilinçli ve yine ders veriyor… Kendisi kadar yeterli olduğunu düşündüğü insanlara verdiği içten bir sözle başlıyor ve geri kalan kitleye verdiği sert bir mesajla bitiriyor şarkıyı Tevfik Koçak. Türkiye’deki Hiphop ortamında gördüğü eksiklikleri, yapılan hataları, iyilikten uzak niyetleri ve bilumum bozukluğu sayfalarca yazmaya gereksinim duymadan, dolaylı yollara başvurmadan, çoğunluğun almaktan çekindiği inisiyatifi alarak dinleyicilerin gözüne sokuyor. Şarkı ilk çıktığında devrimsel bir etki yapacağına inanıyordum. Bu etkiyi yaratmaması, yaratmış olması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. İndigo’nun “Hiphop” şarkısı gerektiği zaman, gerektiği şekilde ve gerektiği yere gönderilmiş bir şarkıdır. Yıllar sonra Türkçe rap’in efsaneleri arasında kendisine kolayca yer bulacak bir şarkıdır. İnsanların Hiphop denince İndigo, İndigo denince Hiphop düşünmesini sağlayacak bir şarkıdır. İndigo’ya teşekkür etmemizi gerektiren bir şarkıdır.

1. Kadınlar

Altyapı: DJ Artz

Albüm: Çocuk

Sadece ismiyle bile olağanüstü iddialı bir görüntü çizen böylesi şarkılara kolay kolay rastlayamazsınız. Şarkının ilk dizesi olan “Kadınlar müthiştir uzaktan bakınca” sözü bile “Kadınlar”ın çok özel bir şarkı olacağını haber veriyor. DJ Artz’ın tam isabet altyapısı üzerine İndigo dürüstlüğün ve samimiyetin doruk noktalarında gezen, müthiş cesur ve kendinden emin sözler okuyor. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde çoğu rapçi adayı tarafından irdelenen ve paspasmışçasına kullanılan bu konu, Karşıyakalı Tef’in elinde bir başyapıtın oluşumuna zemin hazırlıyor. Aralara serpiştirilen monologlar şarkının anlatmak istediklerini özetlerken dinleyiciyi de derin düşüncelere sürüklemeyi başarıyor. Konuyu hiçbir zaman sıradanlaştırmaması, duygusal betimlemelere girmemesi İndigo’nun burada yaptığı bazı diğer pozitif seçimler. Hayatım boyunca katılmadığım bir konuda konuşmasını bu kadar dikkatle dinlediğim başka birisini hatırlamıyorum. İstense bu şarkının anlattıklarıyla deneme türünde bir kitap yazılabilir, hatta bir tez olarak üniversitelere sunulabilir. Kadın-erkek ilişkileri inanılmaz karmaşıklaşabildiği doğrudur, net olan şey ise İndigo’nun bu eserinin şahane olduğudur. “Hemfikiriz di’ mi bu konuda?”

Not: Favori İndigo şarkınızı bu yazıya yorum olarak yazabilirseniz çok sevinirim.


Yıllardır Kadıköy’ün değişmez isimlerinden biri olan Sayedar’ın oldukça gecikmeli olarak piyasaya sürülen Farkındalık albümü safkan rap müzik arayışındaki müzikseverlerin keyfini yerine getirecek, albümün çok özel olacağını umanları ise hayal kırıklığına uğratabilecek nitelikte.

İlk çalışmasını dinleyici adaylarına sunduğu günden beri rap müzikteki tercihleri ve tarz seçimlerini koruyarak ilerlemiş olan Erman Demircioğlu, yeni “yasal” albümü ile bilhassa kendisini yeni tanımakta olan genç rap severlere “Ben buralarda uzun zamandır varım ve benim tarzım budur” mesajı gönderiyor. Karanlığı hissettiren, Gangsta Rap öğeleri barındıran ve klasikleşmiş nitelendirmesini yapabileceğimiz “Intro” sonrasında ilk şarkı ile göndermelerine başlıyor Saye. Isırmayan ama sertliğini sezdiren, ses tonundan çok sözlerini ön plana çıkardığı “Paranoyalar Aklımda” ile hiç vakit kaybetmeden eleştiri oklarını fırlatıyor. Yıpranmış insan ilişkileri, iki yüzlü dostluklar ve Türkçe rap endüstrisine tokatları vuran şarkıyı gerekmediği kadar Rapozof stilini yansıtan ve Sayedar’a çok yakışmadığını düşündüğüm bir altyapı ile hazırlanan sosyal ve politik yönü ağırlıklı “Farkındalık” takip ediyor. Sayedar istikrarlı flow’unu duygusala yakın bir altyapıya sahip “Boş Sokaklar” parçasında dahi sürdürüyor, ancak nakaratın yumuşaklığı kendi verse’leri ile kulağa pek tatlı gelmeyen bir zıtlık yaratıyor. Bahsi geçen zıtlığın oluşumuna rağmen altyapı konusunda ilk iki sözlü şarkının bir kademe üstüne çıkıldığı ortada.

Farkındalık - Albüm Kapağı

Albümün başlarında yorgun ve zaman zaman aşınmış ses tonunu dinlediğimiz Sayedar’ın beklenen sert vokali ilk kez “Drakula” şarkısında kendisini gösteriyor. Kullanılan altyapının bu sertliği bozacak özellikleri mevcut, yine de kuvvetli ve kendinden emin bir nakarat ile bu uyumsuzluk görmezden gelinebiliyor. “Zafere Doğru” Ayben’in ders verdiği, potansiyeli yüksek olan bir şarkı. Ne yazık ki son derece kopuk olan nakaratı bu potansiyele ulaşılmasının önüne set çekiyor. Nakarat hakkında düz bir eleştiri yaparak “olmamış” demek yerine “ne yapılmak istendiğini anlayamadım” görüşünde bulunmayı tercih edeceğim. “Kara Mevsim” lirikal düzeyi en yukarıda olan parçalardan biri, albümün başında ortaya koyulan tavrın ve seçilen konuların dışına çıkmıyor. Vokallerin altyapı uyumsuzluğu/yetersizliği nedeniyle hak ettiği başarıya ulaşamaması ise oldukça üzücü. Albüm adına çizilecek düz çizgiyi dalgalandırabilecek ilk şarkı “Tan Yeri”; Paranoyak Adam ses rengi ve güçlü liriklerinden taviz vermeden enstrümanların duygusal-arabesk karışımı melodisine uyum sağlıyor, konu olarak aşkı benimsiyor, böylelikle albümün konsept dışı diyebileceğimiz ilk şarkısı ortaya çıkıyor. “Kabus” insanda albüme ara verip birkaç saat boyunca yoğun bir şekilde Sahtiyan dinleme dürtüsü uyandırsa da bu Sayedar’ın şarkıda başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Ek olarak dakikalar önce dalgalanmış olan çizginin tekrar rayına oturduğu söylenebilir. Sayedar ilk on şarkının en kaliteli altyapısında yine rap endüstrisi üzerine eleştirel sözlerle karşımıza çıkıyor; “Uyan Artık” daha kalifiye bir nakarat ile sunulmuş olsaydı çok daha yükseklerde kendine yer edinecek bir şarkı olabilirdi.

Albümün son bölümü U.L.a.Ş ve Kayra’nın nostalji özlemleriyle tetiklediği ve bir akım haline gelmeye yakın olan “Eski Günler”in anılması ile başlıyor. Sayedar’ın geçmişini asla unutmaması ve yaptığı her işle gurur duyuyor olması şarkının dikkat çekici unsurları, ayrıca bir müzisyen adayı için olumlu özellikler. Kadıköy ekibinden çıkan her albümün tek ortak özelliği olan ve genellikle albüm sonlarına iliştirilen kalabalık şarkı geleneği Farkındalık için de geçerli görünüyor. “İllegal Organize” nakaratı gereğinden fazla sayıda kullanılmış olan, verse’lerin çoğunda ise yeterliliği sağlayabilen bir görüntüye sahip. Sona yaklaşırken karşılaştığımız “Külüstür Teyp”, altyapıların Sayedar’ın duygusal yoğunluğu ve karmaşasını yeterince yansıtamadığı, sürece kısa şarkılardan oluşan albümü özetler nitelikler sergiliyor. Kapanışı “Düşünsel Anafor” ile yapan Sayedar, favorisi olan konuyu işleyerek insanları ve onların ilişkilerini anlatan, nakaratı neredeyse albümdeki her şarkıdan daha iyi oturtulmuş bir veda seslendiriyor. Paranoyak Adam’a selamlar…