Archive for September, 2013


Dilkeş Kardar - Railgun

Railgun: Elektromanyetizma kullanarak metalik bir mermiyi hızlandırarak atan silah türü. Dünyanın en hızlı silahı olarak kabul edilmektedir.

Son albümü için Railgun isimli silahtan ilham alarak yola çıkıyor Ali İlkan Halli. Müziğinin vazgeçilmez öğelerinden olan yüksek hızı, albüm ismiyle dinleyicisine önceden sunuyor. Piyasaya yeni sürülen bir albüm olsa da tamamlanış tarihi 1-2 sene öncesine dayanan Railgun, Dilkeş Kârdar’ın son yıllarda neler yaptığını görmek adına kaçırılmaması gereken bir fırsat. Tarzı ve müziğini sürekli güncel tutmayı tercih eden DK’in yeni çalışmaları içinse bu albüm takip ve tahmin dayanağı olarak kabul görmemeli.

“Rap demek emek demek, bu rap için emek gerek” diyor Koz şarkısında büyük rap emekçisi Dilkeş. Hem kendisi, hem de albümü için oldukça sembolik iki dizeyi oluşturuyor bu cümleler. Piyasa taleplerine boyun eğmeden inandığı yolda gitmenin bir bedeli, müziği uğruna maddi ve manevi savaşlara girmenin bir armağanı Railgun. Popülerizmin kölesi olmamayı seçen ve kendi doğrularından ödün vermeden albümünü oluşturmaya çabalayan İzmirli müzisyen, albümü ancak bitiş tarihinin bir sene sonrasında çıkarabilerek 365 günün ötesinde bir bedel ödedi. Kendisini teselli eden armağan ise Railgun’ın geç ve güç de olsa başkalarının değil, kendisinin isteklerini karşılayacak bir içeriğe sahip olması.

 

Albüme ilk adımımızı attığımızda bizi Hasta karşılıyor. 11 şarkılık eserin nasıl bir çizgide ilerleyeceğinin anlaşılması açısından çok yerinde seçilmiş bir ilk şarkı. Elektronik öğelerin hunharca kullanıldığı, İlkan’ın tempoyu altyapının da etkisiyle yavaştan hızlıya usulca kaydırdığı şarkıyı dinledikten sonra albümün geri kalanında karşılaşacağınız şarkılar size büyük sürprizler olarak gelmeyecektir. Şahsi fikrim bunun olumlu yönünün ayrı bastığı şeklinde, tabii “Her şarkı beni ayrı dünyalara sürüklesin, her yeni parçada sound çeşitliliğinin dibine vurayım” düşüncesinde olanlar için durum tam tersi olabilir.

Hasta’yı takip eden Railgun ve Koz elektronik sound konusunda ilk şarkıdan geri kalmıyor. Railgun şarkısı adının hakkını veren temposuyla göze çarparken, albümün en iyisi olarak nitelendireceğim Koz tevazu korunurken endüstrinin nasıl eleştirilebileceği dersini veriyor. Sound açısından konseptin dışında bırakabileceğimiz şarkılar ise gitar eşlikli Hasat, piyano destekli Elimde Sönen Umutlar ve çıkış şarkısı niteliğinde hazırlanmış Hezeyan. Kısacası 11 şarkının 8 tanesinde evrensel melodilere, çağa daha iyi ayak uydurabilecek ritimlere yer vermiş Dilkeş. Hızını korurken modernliği sağlamış, hiçbir zaman yeterli sayıya ulaşamayacak görüntüsü veren rap dinleyicisini aşarak sınırların ötesine geçmeyi amaçlamış.

Kendisini az buçuk tanıyanlar bilir, Dilkeş Kârdar içinde bulunduğu rap müzik piyasasını her zaman ileri götürmeyi amaçlayan bilinçli bir müzik üreticisidir. Savundukları uğruna kişilerle -bu hayranları bile olsa- diyaloga, hatta tartışmaya girmekten çekinmeyen bir yapıya sahiptir. Kendine şu soruyu sorar devamlı: “Nasıl daha iyi olabiliriz?” Piyasayı, sektörü ve elbette işin içinde olan insanları böylesine sorgulayan bir sanatçının eleştiri yüklü bir yapısının olması kaçınılmazdır. Railgun albümü bizlere DK’in agresif yönü ve sert yorumlarından kesitler sunuyor. “Kuralsız bu ortamda krallıktan söz ediyorsun”, “En iyi kim ve neye göre seçilir anlamam / Ben sade matematiğini çözdü diye rapçi olanı sallamam”, “Bazı günler gelip çattı gözyaşımla boğuldum / Ortalık dost kaynıyordu da durduk yere mi kurulduk”, “Ne biçim bir yer burası birçoğunu yüzü yok / Çoğu da sözünden dönmüş, her iş paçadan akıyor” gibi dizeler Dilkeş’in Türkçe rap piyasasına gönderdiği mesajların sadece birkaç örneği. Ayrı bir parantez açılması gereken, tamamen eleştiri üzerine kurulmuş Hibe şarkısı ise piyasamızdan çok sisteme ve yönetime yönelik bir başkaldırı suretiyle tecrübe ettiriyor bize Ali İlkan Halli’nin serzeniş ve isyanla dolup taşmış kimliğini.

 

Albüm konsepti ve tutarlılığına bakıldığında epey başarılı bir görüntü çiziyor. Elbette her çalışmada olduğu ve gelecekte yapılacak her çalışmada olacağı gibi eksi ve eksik noktaları da bulunuyor: Çağrı Sinci’nin hazırladığı altyapıların Dilkeş’in stiline kendi hazırladığı altyapılar kadar iyi oturmaması, Hasat şarkısına eşlik eden Mert Kamiller vokalinin yer yer zayıf kalması, Tek Bir Satır’daki sert sözlerin aynı sertlik derecesinde olmayan vokalle kimi zaman uyumsuzluk göstermesi gibi. Şarkı sayısının azlığı ve albümün geneline bakıldığında parçaların birbiriyle tam anlamıyla bir bütünlük içinde olmaması -birkaç seneye yayılmış kayıt ve üretim sürecinin doğurduğunu tahmin edeceğimiz bir durum- da küçük eleştiriler olarak bu gruba eklenebilir. Asıl soru ise şu: “Artılar eksilerin gölgesinde kalıyor mu?” Tereddütsüz “hayır” cevabını veriyorum.

Standart rap verse’leri, nameli nakaratlar, belli bir şemaya oturtulmuş lirik düzenleri, ünlü isimlere üstü kapalı göndermeler… Eğer aradığınız bunlar ise başka bir albüm ile şansınızı deneyin, çünkü bunların hiçbirisi Railgun’da yok. Olan şeyler ise; samimiyet, yüksek sürat, komplike vokaller ve bolca emek. Unutmayın ki Dilkeş Kârdar hiçbir zaman size istediğinizi vermeyecek. Kendi istediğini, size verecek. Bunu küçük bir diyalogla açıklayayım:

Bilinçsiz dinleyici: Dilkeş!

D.K.: Hop!

Bilinçsiz dinleyici: Ne yaptın?

D.K.: Albüm yaptım!

Bilinçsiz dinleyici: İstediğim şarkıları koydun mu?

D.K.: İstediğin mi şarkılar?

Bilinçsiz dinleyici: Hani böyle diss’li olanlar yok mu, bi’ de aşklı olanlar…

D.K.: Ya yürü git! Pis be! Aşklı diyo’ bana. Sen beni dinlemesen mi artık acaba?

Top 3: 1) Koz 2) Hasta 3) Elimde Sönen Umutlar

1241643_504105663013694_1620682105_n

Advertisements