Archive for October, 2013


Sonraki 5: Benjamin, Kubilay, Leyla (Nurten’in yeğeni), Metin Amca, Sedef

10. Arda (Ushan Çakır): Mecnun’un ezeli rakibi, Karabasan’ın şımarık oğlu olarak tanıdık kendisini. Jöleli saçı, bitmeyen parasıyla klasik bir zengin çocuğu karakterini andırıyordu. Elbette Arda bunlardan ibaret değildi, olamazdı. Sonuçta (buraya Arda sesi yerleştiriniz) Arda’ydı o, Arda Arda! Leyla ile Mecnun’un efsane mertebesine ulaşacak olmasında en büyük pay sahibi olan birinci sezonun kahkahası en bol anlarında Arda’yı görmek mümkündür. Leyla’nın peşinden koşmalarının yanı sıra Mecnun ile olan geyik muhabbetleri muhteşemdir. Arda’yı hiç tanımadıysanız, bu diziyi izlemiş sayılmazsınız.

9. Eylül (Açelya Devrim Yılhan): Başta Yavuz’un kalbinde Zeynep’e ait olan yeri doldurma misyonuyla diziye dahil edilmiş gibi görünse de üst düzey oyunculuğu ile yapıma çok şey kattı tatlı kıvırcık. Gösterişsiz yapısı ve duygusal kişiliği ile sadece Yavuz’un değil, pek çok aşığın gönlünde kendisine büyük bir yer edindi. “Sinirlendiğinde çok güzel oluyorsun” sözü onun için söylenmiş adeta. Onca Leyla’nın arasında yıldız gibi parlayabilen bir tek kendisidir, Mecnun yerine Yavuz olmak istememin bir numaralı sebebidir. İdeal sevgili diye bir şey varsa, bu Eylül’den başkası olamaz.

8. Ak Sakallı Dede (Köksal Engür): Türk oyunculuğunun yaşayan efsanelerinden biri tarafından hayata geçirilmiş olağanüstü bir klişe uyarlaması. Günlük hayatta sıkça kullandığımız Ak Sakallı Dede benzetmesini gerçeklikle kesiştiren dizinin en orijinal yanlarından birisidir bu karakter. Asası ile Mecnun’un kafasına darbeler indirerek dünya ve uzayın geri kalan kısmının kaderini etkileme gücüne sahip, rüyaların değişilmez ismi yardımsever dedemiz. Mecnun’un çoğunlukla ciddiye almadığı nasihatlerinden asla vazgeçemez, bölümün kritik anlarında –bölüm sonu ağırlıklı- bilgelikle yoğrulmuş sözleriyle karşımıza çıkarak önemli dersler verir. Duru sesi ne zaman ki dizinin duygusal müzikleriyle birleşir; o zaman içinizde bir şeyler yanmaya başlar.

7. Az Sakallı Dede (Engin Günay): Diziye ilk girdiğinde yer aldığı sahneleri geçesimin geldiği, bölümler ilerledikçe çözmeye başladığım, zaman geçtikçe alışarak müptelası haline geldiğim müthiş bir kişilik Çakma. Sakalı uzadıkça komiklik unsuru katlanarak artan yüzde yüz özgün bir karakter. İçine sıkışıp kalmış çocuktan bir türlü kurtulamayan, kurtulmaya da niyeti olmayan yalnızca fiziği yaşlı bir adam kendisi. Yerli yersiz aşık oluşları, bir genç oğlanmışçasına sevdiği kadınları elde etme çabaları ve hiçbir şekilde doygunluğa ulaşamayan iştahı (Ben De Özledim’de yapılan kedi benzetmesinden daha iyisini düşünemiyorum) ile diziye beklentilerin çok üzerinde değerler katmıştır. Dizi sonrası normal hayatında sakal ve saçını kesmeyeceğini şiddetle ümit ediyorum. Büyük oyuncusun haciiiii!

6. Yavuz (Osman Sonant): Vefalı arkadaş, deli aşık, ara sıra hırsız… Aşk olsun, o öyle bi’ insan mı? Daha İskender Abi’nin taksisine bindiği ilk an ısındım kendisine, ne mutlu ki o da 103 bölüm boyunca hiçbir zaman soğutmadı. Saf duyguların adamı olması her zaman kendisine yakın hissetmemi sağlamıştır. Tıpkı Mecnun gibi sevdiği kadın uğruna her şeyi yapabilecek gözü kara bir aşıktır Yavuz. Görme engelli bir kadına aşık olup, ona her gün saatlerce kitap okuyacak kadar düşünceli ve romantiktir. Söz konusu arkadaşlık olduğunda da ondan iyisini bulamazsınız. Yavuz sizi asla yarı yolda bırakmaz. Simsiyah kıyafeti, eldivenleri ve şapkasıyla her hafta evimize konuk olan Yavuz Hırsız, “Yeniden” şarkısı ile hepimizi kendisine hayran bırakan gerçek bir performans sanatçısıdır.

5. Leyla (Ezgi Asaroğlu): Sedef Leyla, Şirin Leyla, Yancı Leyla, Leyla Yedinci, Vazo Leyla, Nurten’in yeğeni Leyla… Çok Leyla geldi geçti, hiçbirisi ilk Leyla’nın yerini tutamadı. Dizi 500 bölüm de sürse, 100 Leyla daha da gelse, yine ilk Leyla gibi olmazdı biri bile. Ezgi Asaroğlu ile can bulan gerçek Leyla karakteri, bizi diziye bağlayan baş faktörlerden olmuştur. Göz alıcı güzelliği, çekici ses tonu ve doğal oyunculuğu ile hepimizi kendi Leyla’sının peşinde koşmaya teşvik etmiştir. Ölümsüz rütbesine ulaşacak pek çok sahnede onun imzası vardır. Dizinin sona erişinden sonra bölümlere dönüp bakıldığında herkesin üzüntü duyacağı bir şeydir ilk sezon sonunda diziden ayrılmış olması. Hak ettiği finali yapamadan efsaneleşen bir dizinin Ezgi Asaroğlu ile sezonlar boyu devam etse nasıl yüksek bir konuma erişmiş olabileceğini tahmin bile edemiyorum.

4. İskender (Ahmet Mümtaz Taylan): Fevkalade bir insan, fevkalade bir aktör. Ahmet Mümtaz Taylan hakkında düzülebilecek çok övgü var, yarattığı İskender karakteri için de öyle. İskender Çınar, sevdiği kadın ellerinin arasından kayıp gittikten sonra hayatını oğluna adayan bir baba. Ödün vermez duruşu ve sert tavırlarının altında yatan duygusal adamı ancak 103 bölümü izleyenler keşfedebilir. O bir yandan oğluna iyi bir hayat sağlayabilmek için elinden gelenin fazlasını yaparken bir yandan da kendisini bırakıp giden eski eşinin yerine kimseyi koyamayan sadık bir adam. Ve yalnız, yalnız yalnız… Teşekkürler Ahmet Mümtaz Taylan.

3. Erdal Bakkal (Cengiz Bozkurt): İlk bölümlerde sıradan bir bakkal olarak tanıdık kendisini. Evinin yanına kurduğu küçük işletmesi ve büyük hayalleriyle karşımıza çıktı. Zaman geçtikçe gözlerimizin önünde Türk televizyon tarihinin en orijinal dizi karakterine dönüşüverdi. Soyadını bile bilmeden bölümlerce soluksuz izledik Cengiz Bozkurt’u. Para delisi, güç aşığı, değişken karakterlidir bakkalımız. Ama hepsine rağmen mahallenin kalbidir. “Yüz yüz ikiyüz yüz ikiyüz”leri, İskender’e olur olmadık anlarda sarılışları, kendine has olan ve bir türlü aynısını yapamadığım dansları unutulmazdır. Mecnun’un Erdal Abi’si, İsmail Abi’nin Şimbilli’si, Kaan’ın ustasıdır. Bizimse Erdal Bakkal’ımızdır ve yeri çok ayrıdır.

2. Mecnun (Ali Atay): İtiraf etmeliyim, dizinin belli bölümlerinde Mecnun’a ve yaptıklarına çok büyük nefret beslediğim zamanlar oldu. Leyla’nın peşinden koşarken arkadaşlarını unuttuğu, babasına vefasızlık ettiği, dedeyi hayal kırıklığına uğrattığı çok oldu Mecnun’un. Ciddileştiğinde konuştuğu her kişiye ağır dersler veren ama çoğunlukla çocukluklarının başına açtığı belalarla uğraşmak durumunda kalan çılgın bir aşık görünümünde seyretti Mecnun karakteri. Öyle bir karakterdir ki, ne kadar kızsanız veya kinle dolsanız da en sonunda mutluluğu için gözyaşı döktüğünüz bir insandır. Ali Atay her bölüm aktörlük kursu açar, bölüm bittiğinde kursun o günkü dersi sonlanır. Komedi ile duygusallığı böylesine iyi dengeleyebilen aktörlere sık rastlanmaz. Şanslıyız.

1. İsmail Abi (Serkan Keskin): Listenin bu sırası için başka kimseyi düşünmedim, çünkü burayı ondan fazla kimse hak etmiyor. Birçoğumuzun Leyla ile Mecnun öncesi adını bile duymamış olduğumuz Serkan Keskin’in Tanrısallığın bir alt kademesindeki performansıyla ortaya çıkarılan İsmail Abi, aslında hepimizin abisidir. Doruklarda gezen saflığı, arkadaşlığın gerçek tanımını harfiyen yapan sadakati ve kalbine gömemediği aşkıyla dopdolu bu adama her zaman “İsmail Abiiiii” diye seslenmek isteriz, hayatımızda bir İsmail Abi olmasa dahi. Onun gülüşü bizim gülüşümüz olur, onun acısı bizim acımız. Genleri gibi kıyafetleri de rengarenk olan İsmail Abi, gelecek olan gemileri bekler de durur. O gemi gelecek be abim, bir gün mutlaka gelecek.

Not: Kendi ilk 10’unuzu yazabilirseniz çok sevinirim.


Down tempo Rap and R&B songs for not just Hip Hop fans, but for any music lovers from all around the globe. Includes Hip Hop greats such as 2Pac, Fugees and CunninLynguists along with new generation rappers Kendrick Lamar, Blu and Ab-Soul.

Sadece Hip Hop fanatikleri için değil, tüm müzik tutkunları için oluşturulmuş düşük tempolu Rap ve R&B şarkılarını içeren bir playlist. İçerisinde 2Pac, Fugees ve CunninLynguists gibi büyük isimlerin yanı sıra yeni jenerasyondan Kendrick Lamar, Blu ve Ab-Soul gibi yetenekler de yer almaktadır.

Hip Hop for Everyone – 1