Zamanla Değerlenenler # 2: Jonathan Livingston

Posted: 05/05/2014 in Hip Hop, İnceleme
Tags: , , , , ,

“Freestyle King benim reklamım oldu” diyordu 2008 senesinde İzmirli İndigo. Gerçekten öyle olmuştu. Yarışmada finale çıkışı da finalde soğukkanlılığını yitirerek Da Poet’e sözlü ve fiziksel olarak ufak çapta saldırışı da büyük sürprizler ve reklamın iyisi kadar kötüsünün de faydalı olabileceğini gösteren kanıtlardı. Tarzı ve çizgisini harikulade bir biçimde ortaya koyduğu Madde Bağımlısı albümüyle kendini bir anda yeraltı piyasasının sayılı isimleri arasında bulan aykırı rapçinin 2010 senesinde dinleyicilerin beğenisine sunduğu Jonathan Livingston albümü ise hedeflenen ilgiye ulaşamadı. Oysa İndigo ne bir müzisyen olarak gerilemişti, ne de albüm teknik veya müzikal açıdan ilkine oranla eksiklikler içeriyordu. Farkı yaratan şey algıydı.

indigokapak-on

İndigo, isminin insanlar tarafından sıkça zikredilmeye başlanmasını sağlayan Hiphoplife Freestyle King yarışmasından aldığı rüzgarla haklı olarak vakit kaybetmeden piyasada yerini almak istedi. Madde Bağımlısı bu bağlamda atılmış fazlasıyla yerinde bir adımdı. Albüm eşi benzeri bulunmaz bir çalışmaya sahne olmuyordu; ne yeri yerinden oynatacak altyapılar vardı, ne de örneği görülmemiş flow’lar. Madde Bağımlısı’yı farklı kılan şey İndigo’nun kendisiydi aslında. Hassas kabul edilen konulara eveleyip gevelemeden net girişler yapması, yüksek cesaret ile yakınında dolaşılmaktan korkulan alanları deşmesi ve günün modasına boyun eğmeden kendi çizgisinde yürümesi hem İndigo, hem de albümünü sıra dışı kılmıştı.  Bunların yanı sıra Madde Bağımlısı görsellik ve çarpıcılığın üst seviyelerde tutulduğu, insanı kendisine çekmesi daha kolay olan bir işti. Amaç albümü eleştirmek değil; senesinin kaliteli albümlerinden olduğu tartışmasız. Yine de kendisini takip eden Jonathan Livingston’ın seviyesine asla ulaşamayacak ve zaten ulaşmıyor olması gereken bir çalışma.

Jonathan Livingston’ı ele aldığımızda müzikal açıdan etkileyicilik boyutu aşağıda tutulmuş, dinleyiciye nüfuz etmesi çok daha güç bir proje görüyoruz. “Rakibinim” gibi yarı agresif-yarı saldırgan parçalara rastlamak veya sözlerde “Rapi Bilcen” yoğunluğunda Hip Hop duymak pek olası değil. Bu nedenle sıradan rap dinleyicileri kendilerini albümün bir bölümünde konumlandırmak konusunda epey sıkıntı çektiler. Kimine politik içerik kaldırabileceğinden ağır geldi, kimisi ilk albümde hoşlandığı “İndigo dürüstlüğü” bu kez kendi değerleriyle ters düşünce rahatsız oldu ve sonuç olarak ortaya çoğunluğun kabullenemediği bir tablo çıktı. Böyle baktığımızda, Jonathan Livingston’ın tarih boyunca pek çok sanat eserinin602152_256853477803028_2107315798_n yaşadığı kadere ortak olduğu görülüyor. Derin düşünmeyi -dinlemeyi- sağlıklı gerçekleştiremeyen bireyler, çoğunlukta oldukları toplumlarda bu sayısal üstünlüklerinin katkısıyla düşüncelerini büyük gruplara farklı biçimlerde sunarak sağlıksız fikirlerin toplumda yer bulmasını sağlayabilirler. Jonathan Livingston kadar derin ve güçlü bir albümün çıkış sürecinden itibaren “sıradan beat’ler, basit sözler, öncekinden kötü” kisveleri altında insanlara servis edilmiş olması bu durumun yaşayan bir örneğidir.

Peki neydi Jonathan Livingston’ı bu kadar özel kılan ve kimselerin göremediği şeyler? İndigo net bir adamdır, müziğinin de böyle olmasından hoşlanır. Binlerce soyut kavramı birleştirerek ortaya hiçbir şey ifade etmeyen bir ürün çıkarmak yerine elle tutulabilir konulara yönelmeyi tercih eder. Türkçe rapin 2000’lerin ortasında yükselmeye başlayan profilinde genellikle soyut rapçiler ve onların müthiş komplike şarkıları ön plana çıkmış, rap dinlemeye bu yıllarda başlayan insanlar da bu akımlardan nasiplerini almışlardı. Kaliteli rap müziğin tanımı akıllarda böyle yer edince İndigo’nun daha şeffaf, içten ve direkt stilini yadırgadı belli başlı kitleler. Oysa 2010 çıkışlı albümün daha önce görülmemiş kadar belirgin bir teması -adını aldığı kitabın temasıyla paraleldir- ve yere sağlam basan mesajları vardı. “Çoksa para; seni kolayca severler” diyordu Tevfik Koçak paranın insanın çevresindekiler üzerindeki etkisini betimlerken ve bunu ne bir metafora başvurarak yapıyordu, ne de dinleyicinin içinde kendini kaybedeceği bulmacalar yaratarak. Başka bir parçasında “Sevmez ki devlet bizi, bekliyolar ölmemizi” diyordu cüretkar ses tonuyla. Abartıya kaçmadan, benzetmeler denizinde yüzmeden bir mühendis edasıyla doğrudan ulaşıyordu sonuca. Vermek istediği her mesajı vermeyi başarıyordu. Üstelik bunların hiçbiri “Benim rap’im seninkinden iyi”, “İzmir rap’te tek adres” gibi içi boş mesajlar değildi; aksine hayatın gerçeklerini anlatan, siyasi sorunlara eğilen, insan ilişkilerine ışık tutan, inanç meselelerini tartıya koyan canlı mesajlardı.

Jonathan Livingston’tan alınacak çok önemli bir ders var: Özgürlük. Bir martının özgür olma çabasının İzmirli İndigo’nun müziğinde can bulmuş bu hali, müzikte özgürlüğün ne denli kritik olduğunun fark edilmesine olanak sağlıyor. Bir sanatçının inanç dünyasını müziğinde işleyebilmesi, devletine korkusuzca sitem edebilmesi onu Jonathan’ın arzu ettiğindigo-2_89715211_bigi kadar özgür kılar ve Jonathan Livingston, Türk rap tarihinin şahit olduğu en özgür çalışmalardan birisidir. Zamanında yeterince iyi anlaşılamaması da tam bu yüzdendir. Belirli kalıpların içine sığınmak ve size uygun görülmüş alanın dışına çıkmadan ilerlemek, başta belli bir avantaj sağlayacak ve aksini uygulayanları sizin arkanıza itecektir. Ancak uzun vade düşünüldüğünde -çıkışından bu yana geçen 4 senelik süreç hala yeterli değil gibi görünüyor- kalıpları kırmış olmanın, cesaretinizi derinlere bastırmadan sergilemenin rüzgarı arkanıza alarak sizin istediğiniz rotaya gitmenizi sağlayacağını göreceksiniz. Tevfik Koçak vicdani reddin yasal olması gerektiğine -bu konuda tamamen onunlayım- ne kadar inanıyorsa, ben de Jonathan Livingston’ın bir gün herkes tarafından anlaşılacağına o kadar inanıyorum.

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s