Naperva – Albüm İncelemesi

Posted: 24/06/2014 in Hip Hop, İnceleme

Ne zamandır Ados dinliyorsunuz? 1 sene, 2 sene, 5 sene… Belki de ilk gününden beri yanında olanlardansınızdır. Onun o depresif, bir miktar kaygılı ve çoğunlukla mutluluğa hasret tarzını hepiniz iyi veya kötü biliyorsunuzdur. Son albümü Naperva size bilmediğiniz şeyler anlatmıyor, sizi daha önce görmemiş olduğunuz yüzleriyle karşı karşıya getirmiyor. Yenilik olarak tanımlayabileceğimiz tek bir özelliği var albümün ve mükemmeliyet derecesinde bir başarıyla sunuluyor dinleyenlere: Adem Oslu’nun aşina olduğunuz yaşamı, bambaşka bir dil ve anlatımla seslendiriliyor. Naperva “ne”den çok “nasıl”a odaklanmanız gereken sıra dışı bir sıradan hayat hikayesi.

Naperva Albüm Kapağı - Ön(2)

Ados hiçbir zaman neşeli yapısıyla ön plana çıkan, etrafa saçtığı gülümseleriyle tanıdığınız bir insan olmamıştır. Sürdürmekte olduğu hayatı da, tercih ettiği müzik tarzı da bu düşünceyi destekler. Bu açıdan Naperva eski albümleriyle karşılaştırıldığında bir farklılık göstermiyor. İlk şarkıdan itibaren sizi içine çeken kasvetli karamsar hava, albümün bitişine kadar peşinizi bırakmıyor. Adem hayatını anlatmayı, acılarını tanımadığı insanlarla paylaşmayı seven birisi. Müziğini içten kılan etmenlerden en önemlisi de şarkılarında yer vereceği anılara karar verirken seçici davranmaması. Onun hayatına damga vuran renk siyah. Naperva da kapağından müziğine, söz seçiminden vokal tekniğine her şeyiyle simsiyah bir tablo. Evet doğru, Ados’un kişisel hayatında ne denli mutsuz olduğundan veya sorunlarının ne derece devasa boyutlara ulaştığından kendisiyle bizzat tanışmadan emin olamayız. Bunun yaratacağı bir fark da yoktur: O, mutlulukları dahi karanlıkla harmanlayarak sunacaktır dinleyicilerine. Naperva’da olduğu gibi, ilk dakikadan son ana kadar aynı çizgide seyreden bir tema ve sayısız farklı duygu ile düşüncenin ortaya çıkardığı komplike ruh hali eşliğinde.

Naperva’yı sıradan bir albüm olmaktan çıkaran bir numaralı faktör canlı enstrümanların yoğunluğu. Ados’un standartın çok üzerinde bir söz yazarı olduğuna yıllardır şahit oluyoruz, fakat altyapıları bas gitar, piyano, klarnet gibi temel müzik öğelerinden oluşturulan şarkılar ile yepyeni bir boyuta geçmeyi başarmış. “Travma” ve “Bitmedi Kavgam” gibi girişi sakin yapılıp bir anda dört nala koşulmaya başlanan şarkıların ton geçişleri, “Anlat Ya Da Sus” örneğinde görebileceğimiz ruh hali ile müziğin paralel yürüyüşü, alternatif nakarat düzeni orijinalinden bile kaliteli olan “Gri”nin yaratıcı yapısı canlı enstrüman tercihleri sonucunda hayat bulan değerli yapı taşları. Ados’a bugüne kadar “sanatçı” sıfatı hala yakıştırılmamış ise, bugünden sonra kimsenin “sanatçı” demeden geçemeyecek olmasının sebebi yine Ados’un bu evrensel müzik bakış açısıdır. Piyasada istendiği takdirde kendisine altyapı hazırlamayacak bir tane beatmaker tanımıyorum. Bunu bilmesine rağmen canlı enstrümanlara yönelişi, müzik konusunda vizyonunun genişliğini açık seçik ortaya koyuyor. Geçmiş projelerini incelediğimizde konu bazında radikal değişikliklere gitmediğini gözlemlediğimiz Ados’un Naperva ile fark yaratmasını bu şekilde rahatça açıklayabiliyoruz.

ados-1_94147627_big

Ados’un her zaman en güçlü kollarından biri olan söz yazımında bu defa Everest’e çıktığını görebiliriz. Albümü “Sırrım”ı okuduktan hemen sonra dinlemenizi tavsiye ederim. Hem kitap boyu kullanılan metaforik dil muhafaza edilerek şiir ve yazıların adeta notalara dönüştüğü hissi verilmiş, hem de ilk parça olan “Travma” kitabın devamı niteliğinde bir ton ve teknikte hazırlanmış. Mutluluk dışında her türlü duygunun tadını alabileceğimiz şarkının karamsarlık-öfke-depresyon-sinir-isyan karışımı teması, kitabı okurken içimizden Ados’un sesiyle tekrar ettiğimiz dizelerin tam da hayalini kurduğumuz biçimde canlanmasını sağlıyor. “Bir kadın gitti, bir adam doğdu / Bu kadim karanlıklara evlatlık oldum” dizelerinde kederini, “Bir elim taş altında, diğeri kılıç tutar / Kendimi savunmaktayım dostlarım yok yanımda” dizelerinde çaresizliğini derinden hissettiğimiz Ados’un lirikal ustalık ile sözel duygusallığı aynı anda verebiliyor oluşu oldukça etkileyici. Çok söz yazmak ile kaliteli söz yazmak arasındaki farkı bu albümün satır aralarında bulabilirsiniz. Ados’un Atiberk’i yıllarca bizden saklamış olmasına duyduğumuz kızgınlığı lirikal zekasının büyüleyici dörtlüklere dönüşmesiyle unutabiliyoruz.

Naperva’da kendinize ait bir şeyler bulma ihtimaliniz hayli düşük. Bu Adem’in hikayesi ve onun hayalleriyle yoğrulabilir, onun sembolleriyle anlam kazanabilir, onun bilinçaltında kendini bulabilir ancak. Herkesin kendi yorumuyla ana fikirler çıkarabileceği didaktik bir eser değil bu asla. Sonuna kadar acımasız, sonuna kadar karanlık, sonuna kadar sanat için sanat. Naperva; yıllardır bayağı altyapılara söz yazanlara atılmış bir tokat, Hip Hop’ın sanat olmadığını savunanlara verilmiş güzel bir ders.

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s