Pal Sokağı Çocukları – Albüm İncelemesi

Posted: 30/12/2014 in Hip Hop, İnceleme

MPSÇ

Açıkçası yazıma, “Karşınızda Muasır: PR çalışması olmadan da piyasanın en tepesinde olunabileceğinin canlı kanıtı” diye başlamayı çok isterdim. Pek çok farklı sektörde başarı hikayesi yaratmış insanların sıfırdan başlayıp zirveye kadar uzanan yolculuklarının bir benzerini Türkçe rap endüstrisinde (endüstri hak edilenden daha büyük bir kelime olabilir) göremeyeceğimiz gerçeğini kabullenmemizin vakti gelmiş gibi görünüyor. Ülkenin en yetenekli birkaç rap sanatçısından biri olan Muasır’ın son albümü Pal Sokağı Çocukları kendisinin müzikten kopamayışını simgelerken aynı zamanda bu müzikte yolunda gitmeyen her şeyi özetliyor.

Çağdaş Şişman (Muasır), 2013 ve 2014’ün büyük kısmında bir adım geri çekilerek müzik piyasasının dışında kalmayı tercih etmişti. Müziğe ve özellikle Hip Hop’a olan aşkının galip gelmesi kendisinden çok biz dinleyicilere yarayacak gibi duruyor. O, tek geçim kaynağı olarak konumlandırılması olağanüstü güç olan bu piyasaya eserler armağan edebilmek için günlük işinden zaman arttırmakla uğraşırken müziğinin takipçileri olarak ortaya çıkan işlerin keyfini sürmekten başka bir şey yapmıyor olacağız, en azından bugüne kadar kendisine “dinleyici” sıfatını yükleyenlerin yaptıkları bundan ibaretti. Pal Sokağı Çocukları için durumun şimdiye kadar herhangi bir farklılık göstermediği aşikar. 8 şarkıdan oluşan yaklaşık 25 dakikalık projenin etkisini ne sosyal medyada, ne de önde gelen Türk Hip Hop portallarında gözlemleyebildik. Bunun suçlusunun kim olduğu elbette araştırılabilir, ancak şu aşamada albümün hak ettiğinden çok daha az sayıda kulağa ulaştığı gerçeği tokat gibi yüzümüze çarpıyor.

Muasır’ın Solucan Dünyasına Birkaç Benlik Ziyareti ve Alaca ve Sefil gibi albümlerine alışmış rap dinleyicileri için Pal Sokağı Çocukları ilk bakışta tatmin edici olmaktan çok uzak gibi görünebilir. Çift haneli şarkı sayısına ulaşamayan her albümün maruz kaldığı önyargıları bertaraf etmesi pek kolay olmayacak, ancak albümün uzunluğuyla ters orantılı bir etki gücü var. Sesi ve yorumuna günden güne güveni artan Muasır’ın orijinal sound’u ve her defasında farklı müzikal yorumlar kattığı köprüleriyle dikkat çeken “Miyazaki ve Ütopya” ile albüm girişini çok kuvvetli yaptığını görmek mümkün. Takip eden şarkıların hepsi yoğun bir müzikal dokunuş ile donatılmış. Muasır’ın her albümünde yaptığı gibi Karadeniz köklerini hatırladığı tek şarkısı olan “Hes Mi? (Tribute to Fuat Saka)” dışındaki tüm parçalar enerjisi yüksek ve temposu düşük çalışmalar olmuş. Bu açıdan albümün bir bütünlük içinde olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Sosyo-politik konu seçiminden ödün vermeyen müzisyenin kullandığı tonun önceki çalışmalarından bir kademe daha yumuşak olması albümün ön plana çıkan şarkılarının da buna paralel şekillenmesini sağlıyor. Çağdaş’ın toplumsal, müzikal ve küresel sorunlardan soyutlanarak kendisiyle baş başa kalmayı tercih ettiği iki şarkı olan “1 Oda 3 Pencere ve Sonbahar” ile “Sona Doğru” parlayan yıldızlar olarak aradan sıyrılıyorlar. İlkinin sözlerinin samimiyeti, ikincisinin nostaljik yapısı ve tekrar tekrar dinlenesi nakaratı albümün altı çizilmesi gereken yüksek noktaları. Pal Sokağı Çocukları’nın kurgusu içerisinden “Demokrat Toplum” tadında agresif bir hit çıkması imkansız olacak şekilde yapılmış. Bunun yerine sanatçının soft vurgularla hayatından ufak dinletiler sunduğu parçalar öne çıkarılmış. Hangi tarzın Muasır’a daha çok yakıştığına karar vermek sizin zevkinize kalmış, önemli olan iki stilde de fazlasıyla yetenekli ve yeterli olduğunun farkına varılması.

Pal Sokağı Çocukları Samsunlu rap müzisyeninin kariyerini yazının başında bahsettiğim gibi sıfırdan zirveye taşıyabilecek nicelik ve niteliğe sahip olmayabilir, ancak yalnızca sanatçının diskografisine eklenecek tek bir satırdan fazlası olduğu da şüphesiz. Muasır’ın müzikal olgunluk yolunda attığı adımların en yenisi ve çılgınca müzik yapan M4NM ekibine katılmasından tahmin edebileceğimiz gibi sonuncusu da asla değil. Onun yürüdüğü yola baktığımda beni korkutan tek bir olasılık görüyorum: Arsène Wenger’in Muasır’ı Türk rap dinleyicisinden önce keşfetmesi.

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s