Posts Tagged ‘Allâme’


Derleme albümleri çok dinledik. Birlikte müzik yapmaktan hoşlanan kişilerin ortak bir firmanın/grubun çatısı altına girerek veya bir araya gelip şarkılar üreterek ortaya çıkardığı bu albümler; Amerika’da solo kariyer öncesi önemli bir kendini gösterme fırsatı olarak değerlendirilirken, ülkemizde bugüne kadar bir ekibin diğer ekiplerden iyi olduğunu vurgulamasından başka bir işe yaramadı. Üstelik bahsedilen profildeki albümler sonrası ne oluşumun üyeleri kendi kariyerlerinde daha iyi noktalara gelebildi, ne de topluluk uzun süre bir arada kalabildi. Batarya Company, altında 7 kişilik kadrosunun imzası bulunan Stereotype albümü ile riskleri göze alarak önceki örneklerden farklı bir yerde durmayı hedeflediğini anlatıyor bizlere.

Oluşum albümü dendiğinde aklıma gelen ilk örnek Kadıköy Acil Mixtape Vol.1 olmuştur her zaman. Büyük umutlar ve iddialarla piyasa sürülen, üstelik zamanının en başarılı albümlerinden olan çalışmanın adında “Volume 1” geçmesine rağmen ikincisi hiçbir zaman yapılamadı ve kısa süre içerisinde ekip bölünmelere uğradı. Bu nedenle kendi şehir veya lokasyonunu yücelten, her şarkısında en az 3 kez (politik bir şaka içermez) grup adı geçiren ve kalabalık şarkıların verse’lerinde istisnasız şekilde ekiptekilerin adını tek tek sayan dizeler içeren albümlerin samimiyetine inanmam. Adı bana sıradan bir rap oluşumundan çok profesyonel bir müzik grubu olma amacı taşıdığı hissini veren Batarya Company’nin yeni albümünde yalnızca “grup tanıtım şarkısı” konseptindeki “Stereotype” şarkısında bu saydığım olumsuz özelliklere şahit olmuş olmak umut verici. Allame, Deviasend, Hasip Aksu, Leşker Asakir, Lider, Necip Mahfuz ve Taki’den -hay Allah, isimleri sıralamış bulundum- oluşan ekip, bu albüm ile potansiyelli bir müzikal topluluk olduklarını kanıtlarken pek çok fırsatı da kaçırmış gözüktüler.

Batarya Company - Stereotype

2010-2012 seneleri arası tüm Türkçe rap piyasasını etkisine almış olan aşk ve kavganın yarışında kavga tarafında bulunmayı seçen rapçileri bir araya getiren Batarya Company, ben dahil pek çok kişi için “Battle rap yapmayı seven birkaç kişi” olarak nitelendirilebilecek gerçek bir stereotype aslında. Bugüne kadar sert mizaçları ve duygusallıktan uzak müzikleri ile ön planda olmayı yeğlemiş isimlerin güçlerini birleştirmesi hem beklenen, hem de beklenmeyen sonuçlar doğurmuş. Kısım kısım deneysel olarak bile öne sürebileceğimiz altyapıların iskeletini oluşturduğu albümde rap dışındaki müzik türlerine neredeyse hiç pas verilmemiş. Anlaşılan o ki Batarya hiçbir zaman “Biraz da rap dinlemeyen kesimden dinleyici kazanayım” mantığında olmayacak. Ağırlıklı olarak Deviasend tarafından hazırlanan beat’ler fazlasıyla elektronik, sample’dan uzak ve şarkı içinde değişkenlik gösterebilen -öyle ki bir beat’e aynı anda hem sevgi, hem de nefret duyabilirsiniz-  dinamik bir niteliğe sahipler. MC’lerin tarzlarına gayet uygun olduğunu söyleyebileceğimiz yaratıcı altyapılara ayak uyduracak yaratıcı verse düzenlerinin üzerinde ise yeterince durulmamış. Verse-nakarat-verse-nakarat sisteminin zaman zaman dışına çıkarak serbestliğe yönelmek; bir yandan beklentileri daha iyi doyururken, diğer yandan da birlik ve uyum mesajını daha kuvvetli verebilirdi.

Albüm içerisinde Batarya Company’nin müzikten çok dostluğu ön planda tutan bir topluluk olduğunu öne süren sözler mevcut, albümün genel yapısı da bunu destekler nitelikte. Genel bir mesaj belirleyerek spesifik konular üzerinden giden şarkılar yerine serbest kürsü stilini benimseyen çalışmalar görüyoruz. MC’ler aynı şarkı içinde bile olsa birbirlerinden çok farklı konulardan bahsedebiliyorlar. Bu durumun olumlu yanı; Batarya’yı aynı çatı altında toplayan şeyin müzikal çıkarlar değil, arkadaşlık ilişkileri olduğunu kanıtlaması. Olumsuz yanı ise albümün bütünlükten uzak, kaydedilmiş bazı şarkıların toplanmasıyla oluşmuş bir proje olduğu düşüncesine yol açabilecek olması. Şahsi düşüncem; en azından birkaç şarkıda tek bir konuya odaklanılıp, MC’lerin kendi vokal tarzları ve sözleriyle bu konuyu dinleyenlere aktarmalarının albüme renk katacağıdır. Tematik şarkılar dinlemesi en keyifli şarkı tiplerinden birisi olmuştur her zaman.

Albümün genelinde politik tartışmalara girmekten çekinilmediği açıkça görülebilir. “Stereotype” şarkısında Necip Mahfuz’un “Kalbim Gezi gibi kocaman” diyerek başladığı bölümü ve Allame’nin “Şikayet”te yaptığı başarılı sosyo-politik analiz aklımda 1959327_430863810392091_434823995_nkalanların başında geliyor. Farklı müzik türünden dinleyicilere yönelmeyen ekibin politik görüşlerini korkusuzca ortaya koyarak olası bir dinleyici kaybını da göze almış olması kendilerinden ne denli emin olduklarını ifade eden pozitif bir tavır. Söz konusu sanat olduğunda tarafsız olunamayacak dalların başında siyaset gelir. Batarya’nın sağlam duruşu ve gündem maddelerine kayıtsız kalamayan tutumu dinleyenler tarafından mutlaka takdir edilecektir.

Batarya Company’nin Stereotype ile kaçırdığı önemli fırsatlardan birisi Hasip Aksu. Tarz bakımından birbirine benzerlik gösteren özellikleri olan ekibin diğer üyelerinden kolayca sıyrılabilen Aksu’ya daha büyük bir rol biçilmiş olmasını arzulardım. Albümde yalnızca okuduğu nakaratıyla dinlenebilir kıldığı şarkılar var (Asparagas, Tabiatname) ve kanaatimce albümde müthiş istikrarlı bir performans vermiş, ancak genel olarak kendisine düşen bölümler oldukça kısa -bu kendisinin bir isteği de olabilir elbette-. Lider ile düeti “Artık İnanma”da uzun bölümler ve yüksek serbestlik ile çok üst seviyelere çıkabileceğini göstermişti. Benzer bir düzene sahip en az 1-2 şarkıya yer verilebilirmiş, albümün yapısı buna gayet uygun. “Tuzak” tipinde altyapılara sahip parçalarda Hasip Aksu’nun genişletilmiş bir role sahip olması çok önemli. Daha yaratıcı nakaratlar ve saniyesi arttırılmış şarkılar hem Aksu, hem de Batarya’ya fayda sağlayacaktır.

Tereddüt etmeden “Ayaz ve Çöl”ü albümün en iyisi olarak gösterebilirim. Albümün bazı şarkılarının fazla uzun olduğundan yakınan kendimi kısalığından şikayet ederken bulduğum bir parça. Ayrıca bir “Hasip Aksu’lu versiyon”u kesinlikle hak ediyor. Sıyrılan diğer parçalara göz atıldığında listenin üst sıralarına Allame’nin domine ettiği “Şikayet” ve Lider’in bir adım öne çıktığı “Truva Atı” yazılabilir. Albüm genelinde de buna paralel olarak özellikle Allame, Lider ve Necip Mahfuz’un tempoları hoşuma gitti. Fazla iniş-çıkış yaşamadan belli bir düzeyin üstünde seyreden eforlar sergilediklerini gözlemledim. Birbirini iyi tanıyan, yine de müzikal anlamda daha iyi tamamlaması gereken bir ekip görüntüsü çiziyor Batarya Company. Kesinkes potansiyelliler ve bu potansiyele ulaşabilecek arzuları olduğu da görülüyor. Her halükarda Stereotype albümü bana şunu dedirtmeyi başardı: Eskişehir’de Yılmaz Büyükerşen dışında da güzel şeyler oluyormuş.

maxresdefault


Dijital satış kervanına katılan son isim Allâme oldu. Kim olduğunu, nereden geldiğini ve ne amaçla bu müziği yaptığını anlatmamıza hiç gerek olmayan müzisyenin yeni çalışması Bir Zombinin Anatomisi, en az önceki albümleri kadar ses getirmeyi başardı. Allâme’nin dünyasına hoş geldiniz.

Müzik endüstrisinde belli bir üne kavuşmak, sayılı gözde isimlerin arasına girmek iki taraflı oynayabilen bir durumdur. Evvelki başarılar sanatçıyı kimi zaman ayakta tutmak için yeterli olurken, kimi zamansa yeni projelerin olduğundan kötü gözükmesine sebep olabilir. Allâme birkaç senedir zirveye doğru hızla tırmanan, basamakları ikişer ikişer çıkan değerli bir MC. Türkçe rap piyasası gibi insanların baş tacı edilmesinin silinmeleri kadar hızlı gerçekleşebildiği bir ortamda onun işi hiç de kolay değil. Her albümünde bir öncekinden daha iyi olmalı, seviyeyi her şarkısında bir üste çekmeli. Çünkü başta Fare Kapanı olmak üzere dinleyici gözünde efsaneleştirilen o kadar çok çalışması var ki; her yeni albümünün eski efsaneler ile kıyaslanması kaçınılmaz. Bu da güncel çalışmaların kabullenilmesini oldukça zorlaştıracak bir olgu. Bir Zombinin Anatomisi ile Allâme’nin ilk testi başarıyla atlattığı kanısındayım.

Albüm adına uygun ve kaliteli bir çizim ile sunulmuş albüm kapağıyla başlayıp alfabetik şekilde sıralanmış bir şarkı listesi ve albümün en hit şarkısına çekilen video kliple son bulan bir çalışma Bir Zombinin Anatomisi. Albüm boyunca monotonluğun tehlikeli sularında gezmiş, her seferinde ucuz kurtularak karada kalmayı başarmış Trabzon doğumlu rapçi. Kurtuluşunu 3 ana sebepte inceleyebiliriz. Bunlardan ilki ve en önemlisi; Allâme’nin piyasaya adını duyurduğu ilk günden itibaren dinleyiciye yansıttığı yüksek lirikal zekasını korumuş olması. Albümün ilk şarkısından sondan bir önceki şarkının sonuna kadar aynı veya benzeri bir okuyuş tarzını benimseyerek, hızlı ve kesik hecelerde, akıcı ve arkasında bir kovalayanı varmışçasına koşan stilinde ısrar ederek flow’da çeşitlilik yaratmamasını lirikalitesinde bir kademe daha yükselerek örtbas etmiş. Akılcı sözlerini farklı akış tonları ile harmanladığında Allâme rüzgarı şimdi olduğunda bile daha durdurulamaz bir hal alacaktır.

Albümün ikinci güçlü noktası altyapı seçimlerindeki başarı. Eski çalışmalarında standart battle ritimler ve Anadolu ezgileri eşliğinde dinlediğimiz Allâme, ilk yasal çalışması için orijinal prodüksiyonlara yönelerek en doğru kararı vermiş. Kendi üstlendiği altyapılarda yaratıcılık, Cengaver imzalı altyapılarda ise renklilik göze çarpıyor. Özgün bir sound işlendiğinden şüphe etmeyeceğiniz bir albüm B.Z.A. Allâme’nin altyapının türü ve melodinin hızına takılmaksızın neredeyse tüm parçalarda battle rap tercihi ve sert sözlerinden (örnek: “Hayalin Yeri Yok”) vazgeçmemiş olması ise ilgi çekici bir yaklaşım. Nakaratlarıyla ses kalitesini bir kez daha müzikseverlere fark ettiren sanatçının neden aynı kaliteden verse’lerinde yeterince yararlanmadığı kafamda bir soru işareti olarak kaldı. Yeteneğinden şüphe etmediğim bir isim kendisi, farklı ses teknikleri ve okuyuşunda çeşitlemenin etkisiyle sıradanlıktan daha uzak verse’ler ve dolayısıyla sıradanlıktan daha uzak şarkılara imza atabileceğine inanıyorum.

Eski okul bir sound üzeri yeni okul flow ve kafiye düzeninin nefis karışımıyla ortaya çıkmış albümün değinilmesi şart olan üçüncü kuvvetli özelliği; 6. şarkı ile startı verilen standart dışı parçaları. Albümün büyük bölümünde tecrübe ettiğimiz “verse + nakarat + verse + nakarat” serisini bozan ve bir anlamda kulaklara canlılık getiren 4 şarkı öne çıkıyor görüşüme göre. Joker’in eşlik ettiği “Hakkım Var” iki MC’nin örtüşen tarzları, müthiş uyumu ve şarkı sonunun yaratıcılığıyla albümde hit olarak sayabileceğim ilk şarkı. Şarkı listesine bağlı kalarak devam ettiğimizde yazının ilk kısımlarında da dile getirdiğim gibi albümün en iyi şarkısı olan “Manifesto” görülüyor. Her ne kadar Hayki, kendi albümünün şarkısında Allâme’nin bir miktar gölgede kalmasına sebebiyet verdiyse de parçanın kalitesi tartışılmaz düzeyde. Öyküsüz ama yeterli olarak nitelendirebileceğim video klip de tezimi destekleyen bir çalışma. 9. şarkı olan “Sayko” ise Allâme’nin konu dağılımını sembolize ediyor adeta. Melodiden melodiye atlayan geçişli bir altyapı; konudan konuya atlamayı seven Allâme’ye uygun, bir o kadar da zengin bir parça yaratmış. Albümü sonlandırırken dinleyicide çarpıcı bir etki bırakmak isteyen Allâme’nin son şarkısı “Yoluna Devam Et” ise bu görevi layığıyla yerine getirmiş. Albüm boyu aynı okuyuşa başvurduğunu dile getirdiğim sanatçı bu kez farklı bir yaklaşım sergileyip albümü tek tona sahip olma kabusundan uyandırmış.

Allâme sosyal yönü yüksek, hayatın derinliklerine inen ve eleştirellikten çekinmeyen bir albüm hazırlamış. Alıştığımız devrik cümlelerini neredeyse tamamı kendisine ait, ortalamanın çok üzerinde bir prodüksiyon (miksaj, aranje ve 9 altyapı Allâme’nin) ile birleştirmiş. Ve gerçekten çok söz yazmış. Her şarkısında albümler dolusu söz var sanki. Belki de verse’lerinde altyapıyı tamamen doldurma, melodik boşluğa ve dinlenme nefesine pek izin vermeme meylinin sebebi budur. “Geleceği parlak” evresini çoktan geçip kendini kanıtlamış bir MC için bile pozitif bir adım B.Z.A. Yazı boyunca vurguladığım gibi şarkı içerisinde daha fazla sayıda tarza ihtiyacı olacak Allâme’nin. Mevcut rap vokali ve stil seçimiyle kitlesini koruyacak, hatta arttırabilecektir. Ancak eğer albüm tanıtım yazısında belirttiği kemik kitlenin dışına çıkma hayalini taşıyor ise; tarz dışına çıkmayı altyapı ile sınırlandırmaması şart. Yola devam diyoruz, yola devam.

6.9 / 10

Alıntılandığı adres: Allâme – Bir Zombinin Anatomisi (Albüm Kritik)