Posts Tagged ‘İndigo’


“Freestyle King benim reklamım oldu” diyordu 2008 senesinde İzmirli İndigo. Gerçekten öyle olmuştu. Yarışmada finale çıkışı da finalde soğukkanlılığını yitirerek Da Poet’e sözlü ve fiziksel olarak ufak çapta saldırışı da büyük sürprizler ve reklamın iyisi kadar kötüsünün de faydalı olabileceğini gösteren kanıtlardı. Tarzı ve çizgisini harikulade bir biçimde ortaya koyduğu Madde Bağımlısı albümüyle kendini bir anda yeraltı piyasasının sayılı isimleri arasında bulan aykırı rapçinin 2010 senesinde dinleyicilerin beğenisine sunduğu Jonathan Livingston albümü ise hedeflenen ilgiye ulaşamadı. Oysa İndigo ne bir müzisyen olarak gerilemişti, ne de albüm teknik veya müzikal açıdan ilkine oranla eksiklikler içeriyordu. Farkı yaratan şey algıydı.

indigokapak-on

İndigo, isminin insanlar tarafından sıkça zikredilmeye başlanmasını sağlayan Hiphoplife Freestyle King yarışmasından aldığı rüzgarla haklı olarak vakit kaybetmeden piyasada yerini almak istedi. Madde Bağımlısı bu bağlamda atılmış fazlasıyla yerinde bir adımdı. Albüm eşi benzeri bulunmaz bir çalışmaya sahne olmuyordu; ne yeri yerinden oynatacak altyapılar vardı, ne de örneği görülmemiş flow’lar. Madde Bağımlısı’yı farklı kılan şey İndigo’nun kendisiydi aslında. Hassas kabul edilen konulara eveleyip gevelemeden net girişler yapması, yüksek cesaret ile yakınında dolaşılmaktan korkulan alanları deşmesi ve günün modasına boyun eğmeden kendi çizgisinde yürümesi hem İndigo, hem de albümünü sıra dışı kılmıştı.  Bunların yanı sıra Madde Bağımlısı görsellik ve çarpıcılığın üst seviyelerde tutulduğu, insanı kendisine çekmesi daha kolay olan bir işti. Amaç albümü eleştirmek değil; senesinin kaliteli albümlerinden olduğu tartışmasız. Yine de kendisini takip eden Jonathan Livingston’ın seviyesine asla ulaşamayacak ve zaten ulaşmıyor olması gereken bir çalışma.

Jonathan Livingston’ı ele aldığımızda müzikal açıdan etkileyicilik boyutu aşağıda tutulmuş, dinleyiciye nüfuz etmesi çok daha güç bir proje görüyoruz. “Rakibinim” gibi yarı agresif-yarı saldırgan parçalara rastlamak veya sözlerde “Rapi Bilcen” yoğunluğunda Hip Hop duymak pek olası değil. Bu nedenle sıradan rap dinleyicileri kendilerini albümün bir bölümünde konumlandırmak konusunda epey sıkıntı çektiler. Kimine politik içerik kaldırabileceğinden ağır geldi, kimisi ilk albümde hoşlandığı “İndigo dürüstlüğü” bu kez kendi değerleriyle ters düşünce rahatsız oldu ve sonuç olarak ortaya çoğunluğun kabullenemediği bir tablo çıktı. Böyle baktığımızda, Jonathan Livingston’ın tarih boyunca pek çok sanat eserinin602152_256853477803028_2107315798_n yaşadığı kadere ortak olduğu görülüyor. Derin düşünmeyi -dinlemeyi- sağlıklı gerçekleştiremeyen bireyler, çoğunlukta oldukları toplumlarda bu sayısal üstünlüklerinin katkısıyla düşüncelerini büyük gruplara farklı biçimlerde sunarak sağlıksız fikirlerin toplumda yer bulmasını sağlayabilirler. Jonathan Livingston kadar derin ve güçlü bir albümün çıkış sürecinden itibaren “sıradan beat’ler, basit sözler, öncekinden kötü” kisveleri altında insanlara servis edilmiş olması bu durumun yaşayan bir örneğidir.

Peki neydi Jonathan Livingston’ı bu kadar özel kılan ve kimselerin göremediği şeyler? İndigo net bir adamdır, müziğinin de böyle olmasından hoşlanır. Binlerce soyut kavramı birleştirerek ortaya hiçbir şey ifade etmeyen bir ürün çıkarmak yerine elle tutulabilir konulara yönelmeyi tercih eder. Türkçe rapin 2000’lerin ortasında yükselmeye başlayan profilinde genellikle soyut rapçiler ve onların müthiş komplike şarkıları ön plana çıkmış, rap dinlemeye bu yıllarda başlayan insanlar da bu akımlardan nasiplerini almışlardı. Kaliteli rap müziğin tanımı akıllarda böyle yer edince İndigo’nun daha şeffaf, içten ve direkt stilini yadırgadı belli başlı kitleler. Oysa 2010 çıkışlı albümün daha önce görülmemiş kadar belirgin bir teması -adını aldığı kitabın temasıyla paraleldir- ve yere sağlam basan mesajları vardı. “Çoksa para; seni kolayca severler” diyordu Tevfik Koçak paranın insanın çevresindekiler üzerindeki etkisini betimlerken ve bunu ne bir metafora başvurarak yapıyordu, ne de dinleyicinin içinde kendini kaybedeceği bulmacalar yaratarak. Başka bir parçasında “Sevmez ki devlet bizi, bekliyolar ölmemizi” diyordu cüretkar ses tonuyla. Abartıya kaçmadan, benzetmeler denizinde yüzmeden bir mühendis edasıyla doğrudan ulaşıyordu sonuca. Vermek istediği her mesajı vermeyi başarıyordu. Üstelik bunların hiçbiri “Benim rap’im seninkinden iyi”, “İzmir rap’te tek adres” gibi içi boş mesajlar değildi; aksine hayatın gerçeklerini anlatan, siyasi sorunlara eğilen, insan ilişkilerine ışık tutan, inanç meselelerini tartıya koyan canlı mesajlardı.

Jonathan Livingston’tan alınacak çok önemli bir ders var: Özgürlük. Bir martının özgür olma çabasının İzmirli İndigo’nun müziğinde can bulmuş bu hali, müzikte özgürlüğün ne denli kritik olduğunun fark edilmesine olanak sağlıyor. Bir sanatçının inanç dünyasını müziğinde işleyebilmesi, devletine korkusuzca sitem edebilmesi onu Jonathan’ın arzu ettiğindigo-2_89715211_bigi kadar özgür kılar ve Jonathan Livingston, Türk rap tarihinin şahit olduğu en özgür çalışmalardan birisidir. Zamanında yeterince iyi anlaşılamaması da tam bu yüzdendir. Belirli kalıpların içine sığınmak ve size uygun görülmüş alanın dışına çıkmadan ilerlemek, başta belli bir avantaj sağlayacak ve aksini uygulayanları sizin arkanıza itecektir. Ancak uzun vade düşünüldüğünde -çıkışından bu yana geçen 4 senelik süreç hala yeterli değil gibi görünüyor- kalıpları kırmış olmanın, cesaretinizi derinlere bastırmadan sergilemenin rüzgarı arkanıza alarak sizin istediğiniz rotaya gitmenizi sağlayacağını göreceksiniz. Tevfik Koçak vicdani reddin yasal olması gerektiğine -bu konuda tamamen onunlayım- ne kadar inanıyorsa, ben de Jonathan Livingston’ın bir gün herkes tarafından anlaşılacağına o kadar inanıyorum.

Advertisements

İndigo

Sonraki 5: Boş Boş, Çocuk, Peki Neden?, 2 Boş Adam, Zeki Misin Sanıyorsun?

5. Madde Bağımlısı

Altyapı: Rashness

Albüm: Madde Bağımlısı

Daha ilk albümü olmasına rağmen İndigo dinleyicilere kendini tanıtmakta çekingen davranmamıştı. Bugüne kadar Türkçe rap yapan kişiler tarafında pek irdelenmemiş olan bağımlılık konusunu, tamamen kendi çerçevesinden anlatan özel bir şarkı. Bağımlılık temalı bir şarkı hayal edildiğinde akla gelen didaktik “Bağımlı olmayın” tavrını da sergilemiyor üstelik. Günlük hayatımızda farkına varmadan oldukça içli dışlı olduğumuz bağımlılığın yalnızca tanımını yaparak, uygulanması gerekenleri bize bırakıyor. Rashness’in altyapısı sözler ve akış için ideale yakın; sertlik veya çarpıcılık içermiyor. “Uçuk görünmesin, telefonsuz durabilir misin? / Bağımlılık budur, akla ilk eroin gelmesin” dizeleriyle olay ve kavramlara nasıl farklı bir pencereden bakabildiğini gözler önüne seren İndigo, “Sen neye bağımlısın? Söylesene çabuk” ile başlayan tek taraflı konuşmasıyla da akıcı ve bilge sözler sarf edebilmek için herhangi bir melodiye ihtiyaç duymadığını sezdiriyor. “Madde Bağımlısı” şarkısı; İndigo dinleme bağımlılığının ilk aşamasıdır.

4. Uzakta

Altyapı: İlker Vatansever

Albüm: Jonathan Livingston

İndigo’nun duygusal yönünü mü merak ediyordunuz? Buyurun, sizi bu şarkıya alalım. Yalnızlık, yabancılık, özlem, mutsuzluk, çaresizlik, bunalım, sevgi yoksunluğu… Hepsini tek bir şarkıya sığdırmayı başarıyor İzmir’den koparılmış İzmirli İndigo. Parça başına sıkıştırılmış, simgesel öğelerle dopdolu kısa bir telefon görüşmesi ve hakkının nedense hiçbir zaman yeterince teslim edilemediğini düşündüğüm bir Byan Za vokali ile sıradan duygusal bir rap çalışmasından çok farklı boyutlara ulaşan bir eser. Şarkılarında kendi hayatını tüm çıplaklığıyla dinleyicilere sunmaktan çekinmeyen İndigo, bu şarkısında yaşamının olumsuz ve zaman zaman iç karartıcı olan taraflarına yoğunlaşıyor. Dinlerken kendinizi insanlar tarafından yalnız bırakılmış, olmanız gereken yerden çok uzaklarda hissetmenize yol açıyor. Bir müzisyenin müziğini anlamanız için, önce kendisini anlamanız gerekir. Söz konusu İndigo ve “Uzakta” gibi parçalar olunca, işiniz biraz daha kolaylaşıyor.

3. Vicdani Retçi

Altyapı: Life and Death Productions

Albüm: –

İndigo’nun çözülmesi gereken siyasi bir sorunu var ve bu sorunu bizlerle paylaşma cesaretini gösterdiği için kendimizi şanslı saymalıyız. Türkçe rap tarihinde bu derece yürekli bir şarkı yapıldığını veya gelecekte yapılabileceğini sanmıyorum. İnsanların arkadaş arasında bile konuşmaktan çekindiği askerlik meselesine karşı sert duruşunu müzik aracılığıyla tüm ülkeye, hatta belki ülkenin bile ötesine duyurmak herkese nasip olmayacak bir mertlik gerektirir. Doğduğundan beri birlikte yaşadığı ülkenin insanlarına böyle bir şarkı sunduğunda alacağı acımasız, insanlık dışı tepkilerin farkında olarak bu işe kalkıştı İndigo. Görüşlerine katılmayan, müziğini tasvip etmeyenlerin dahi ona sırf bu yüzden saygı duyması gerekiyor. “Vicdani Retçi” sözlerin özenle seçilerek harikulade dizelere dönüştürüldüğü, duygu sömürüsüne kaçmadan saf düşüncelerin yansıtıldığı sıra dışı bir çalışma. Rap müziğin temel öğelerinin birçoğu bu şarkıda mevcut: Eleştirellik, samimiyet, siyaset, insanlık ve niceleri… Bir bakıma yeni çıkan malum spor gazetesi gibi olduğu mesajını veriyor Tevfik Koçak. “AMK” diyor, yani: Açığım, mertim, korkusuzum.

2. Hiphop

Altyapı: Kupa-A

Albüm: Çocuk

O yine iddialı, yine bilinçli ve yine ders veriyor… Kendisi kadar yeterli olduğunu düşündüğü insanlara verdiği içten bir sözle başlıyor ve geri kalan kitleye verdiği sert bir mesajla bitiriyor şarkıyı Tevfik Koçak. Türkiye’deki Hiphop ortamında gördüğü eksiklikleri, yapılan hataları, iyilikten uzak niyetleri ve bilumum bozukluğu sayfalarca yazmaya gereksinim duymadan, dolaylı yollara başvurmadan, çoğunluğun almaktan çekindiği inisiyatifi alarak dinleyicilerin gözüne sokuyor. Şarkı ilk çıktığında devrimsel bir etki yapacağına inanıyordum. Bu etkiyi yaratmaması, yaratmış olması gerektiği gerçeğini değiştirmiyor. İndigo’nun “Hiphop” şarkısı gerektiği zaman, gerektiği şekilde ve gerektiği yere gönderilmiş bir şarkıdır. Yıllar sonra Türkçe rap’in efsaneleri arasında kendisine kolayca yer bulacak bir şarkıdır. İnsanların Hiphop denince İndigo, İndigo denince Hiphop düşünmesini sağlayacak bir şarkıdır. İndigo’ya teşekkür etmemizi gerektiren bir şarkıdır.

1. Kadınlar

Altyapı: DJ Artz

Albüm: Çocuk

Sadece ismiyle bile olağanüstü iddialı bir görüntü çizen böylesi şarkılara kolay kolay rastlayamazsınız. Şarkının ilk dizesi olan “Kadınlar müthiştir uzaktan bakınca” sözü bile “Kadınlar”ın çok özel bir şarkı olacağını haber veriyor. DJ Artz’ın tam isabet altyapısı üzerine İndigo dürüstlüğün ve samimiyetin doruk noktalarında gezen, müthiş cesur ve kendinden emin sözler okuyor. İçinde bulunduğumuz zaman diliminde çoğu rapçi adayı tarafından irdelenen ve paspasmışçasına kullanılan bu konu, Karşıyakalı Tef’in elinde bir başyapıtın oluşumuna zemin hazırlıyor. Aralara serpiştirilen monologlar şarkının anlatmak istediklerini özetlerken dinleyiciyi de derin düşüncelere sürüklemeyi başarıyor. Konuyu hiçbir zaman sıradanlaştırmaması, duygusal betimlemelere girmemesi İndigo’nun burada yaptığı bazı diğer pozitif seçimler. Hayatım boyunca katılmadığım bir konuda konuşmasını bu kadar dikkatle dinlediğim başka birisini hatırlamıyorum. İstense bu şarkının anlattıklarıyla deneme türünde bir kitap yazılabilir, hatta bir tez olarak üniversitelere sunulabilir. Kadın-erkek ilişkileri inanılmaz karmaşıklaşabildiği doğrudur, net olan şey ise İndigo’nun bu eserinin şahane olduğudur. “Hemfikiriz di’ mi bu konuda?”

Not: Favori İndigo şarkınızı bu yazıya yorum olarak yazabilirseniz çok sevinirim.